yaşar

Ben burada yaşıyorum ama seni daha önce hiç görmedim.

I live here and have never seen you before.

Büyük bir evde yaşayacağım ve bir kızım bir oğlum olacak.

I will live in a big house with a beautiful son and daughter.

Burası benim evim ve burada üç yarı kardeşim ve kız kardeşimle birlikte yaşıyorum.

This is my house and I live here with my three half brothers and half sister.

Bütün bunları biliyorum çünkü ben, aynı günü tekrar ve tekrar yaşıyorum.

I know all this because I'm living the same day over and over again.

Nasıl olur da bir insan bu kadar büyük bir evde yaşar?

How does one person live in a house this big?

Senin ailenle yaşıyorum, ama onlar benim ailem değil.

I live with your family, but they're not my family.

Senden biraz daha uzun bir süre yaşadım, ondan çok daha uzun bir süredir de ölüyüm.

I've been alive a bit longer than you, and dead a lot longer than that.

Aslında, orada yaşıyorum; o kadar da kötü değil. Tabii.

Actually, I do live there; it's not that bad.

Belki de eve gidip, en iyi arkadaşım Max ile yaşarım.

Maybe I should come home and live with my best friend, Max.

Ama ben burada yaşıyorum.

But I live here, okay?