yaklaşımı

Ama direkt, açık ve tam bir savaş, daha değişik bir yaklaşım gerektirir.

But direct, open and total war requires a completely different approach.

Evet. Evet, ancak bu yanlış bir yaklaşım olur ve işe yaramazdı.

Yeah, except it would be the wrong approach and it wouldn't work.

Ama agresif bir yaklaşım için iyi bir aday.

But she's a good candidate for an aggressive approach.

Şu anki neslin daha doğrudan bir yaklaşıma ihtiyacı vardı.

I realized that the current generation needed a more direct approach.

Ama ben farklı bir yaklaşım seçtim.

But I've chosen a different approach.

Doğru bir yaklaşım değildi, en azından senin için.

Wasn't the right approach, at least not for you.

Bu yeni bir yaklaşım.

That's a new approach.

Oz içinde deneysel bir birim yarattı, hapishane sorunlarına yeni bir yaklaşım.

He created an experimental unit inside Oz, a new approach to the prison problem.

Daha bilimsel bir yaklaşım için söylenecek bir şeyler var.

There's something to be said for a more scientific approach.

Aslında, bu çok akıllıca bir yaklaşım diyebilirim.

Actually, I'd say it's a very clever approach.