Turkish-English translations for yan:

side · burned · by · part · hand · place · lateral · sideways · flanking, flank · way · collateral · half · sub- · party · parietal · list · other translations

yan side

Bu gece Bu gece bizim gecemiz olacak ve senin yanında olacağım

Tonight tonight ls gonna be our night And I'll be by your side

Ön kapı, yan kapı, arka kapı.

Front door, side door, back door.

O da senin yanında.

She's on your side.

Click to see more example sentences
yan burned

Ona bir işaret gibi bir şey ver, şehrin ortasında yanarak dolaşan bir koyun gibi.

Give her a sign or something, like a burning sheep walking through the middle of town.

Hayır, Rafe'in sıcak bir kalbi ve gerçek aşk için yanan bir arzusu var.

No, Rafe has a warm heart and a burning desire for true love.

Yanan bina, bebek, ayı, fabrika, reçel vakası?

The "burning building, baby, bear, factory, jam" incident?

Click to see more example sentences
yan by

Bu gece Bu gece bizim gecemiz olacak ve senin yanında olacağım

Tonight tonight ls gonna be our night And I'll be by your side

Yanında senin gibi bir adama ihtiyacı var.

He needs a man like you by his side.

Banyonun yanında bir oda var.

There's a room by the bathroom.

Click to see more example sentences
yan part

Mükemmel. En iyi yanı ne biliyor musun?

It's perfect you know what is the best part?

Ve şimdi burada. ve en kötü yanı ne biliyol musun?

And now he's here? You know what the worst part is?

Evet ama bunun heyecan verici yanı da bu, değil mi?

Yeah, but that's supposed to be the exciting part, isn't it?

Click to see more example sentences
yan hand

Ama diğer yandan, sen şeytani bir ölüm makinesisin, o yüzden, hayır.

But on the other hand, you're an evil killing machine, so, no.

Diğer yandan sen, senin kazanman için bir başka yol var.

You, on the other hand, you have another way to win.

diğer yandan teşekkür ederim beni bu kadar sevdiğin için.

On the other hand thank you for loving me that much.

Click to see more example sentences
yan place

Burası onun için özel bir yer ve yanında daima giyecek özel bir şey getirir.

It's a special place for him, and he always brings something special to wear.

Burası yanmış, değil mi?

This place burned, didn't it?

Lütfen tüm yanıcı maddeleri güvenli bir yere götürün.

Please move all flammable materials to a safe place.

Click to see more example sentences
yan lateral

Oğlum yanımda daha sonra konuşuruz, tamam mı?

I'm with my son, we'll talk later, ok?

Bir ay sonra Caroline'in dairesi yandı.

One month later, Caroline's apartment burned down.

Ayrıca, yan ve orta kollateral bağlarda kireçlenme var.

Also, calcification of the lateral and medial collateral ligaments.

Click to see more example sentences
yan sideways

Bak adamım, bu şey yana ilerliyor Burada kal ve çeneni kapalı tut.

Look, man, this thing goes sideways stay here, and keep your mouth shut.

Ben hala, Casey yana görünüyor bir demet alıyorum.

I'm still getting a bunch of sideways looks, Casey.

Bunlar yukarı ve geri gider, yanlara değil.

They'll go up and back, but not sideways.

Click to see more example sentences
yan flanking, flank

Toni Turek, Fortuna Düsseldorf "ve yanında Heinz Kupsch, FK Pirmasenz" "ve Heinrich Kwiatkowski, Borussia Dortmund.

Toni Turek from Dusseldorf flanked by Pirmasens' Heinz Kubsch and Heinrich Kwiatkowski from Dortmund.

Gomez, Rogers, O'Neill yan tarafı alın.

Gomez, Rogers, O'Neill, take flank.

Dümen tam sağ, yan motorlar tam yol.

Right full rudder, all ahead flank.

Click to see more example sentences
yan way

Bir kaç yıl önce bir çocuk aynı senin gibi yanıma geldi.

A couple years back a kid came to me the same way.

Ben de çok sarhoşum ve yanımda bir erkek var.

Well, I'm way drunk, too, and I'm with a man.

Bu arada, steroidlerin yan etkileri var.

By the way, steroids have side effects.

Click to see more example sentences
yan collateral

Bu aşk ilişkisinin yan etkisi. Bir, iki, üç, dört.

Collateral damage in this love affair. one, two, three, four

Ayrıca, yan ve orta kollateral bağlarda kireçlenme var.

Also, calcification of the lateral and medial collateral ligaments.

Tali hasar bir doğasında vardır yan herhangi bir silahlı çatışma.

Collateral damage is an inherent byproduct of any armed conflict.

Click to see more example sentences
yan half

Git ve Baa'ya söyle, Kanji onun yanına yarım hayır, bir saat sonra.

Go and tell Baa, Kanji will meet her after half no, one hour.

Alternatif. Evet, senin devrimci diğer yanın.

Alternative Yes, your revolutionary half.

Hayır, bekle, o aslında yarısı yanmış bir McDonadls'mış.

No, wait, actually that's a half-burned-down McDonald's.

Click to see more example sentences
yan sub-

İki tane Deadwood köftesi, yanında ekstra garnitürüyle.

Two Deadwood meatball subs with extra tumbleweeds.

Alt devre levhası yanımda.

I have the sub-circuit board.

Doo-man, Kyung-sub' un yanına otur ve barışın.

Doo-man, go sit with Kyung-sub and make peace

yan party

Yan komşum Bayan Flammenbaum sürpriz bir fıçı partisine çağırdı beni.

Mrs. Flammenbaum next door invited me to a surprise keg party.

Bir nehrin yanında gece boyu bir parti olur.

There's an all-night party beside a river.

yan parietal

Düz bir alın, kafatasının yan ve arka bölgelerinin uzaması.

Flat forehead, elongation of the parietal and occipital regions.

yan list

Raleigh ve Helena vuruldu ve yan yattı.

Raleigh and Helena damaged and listing.