Turkish-English translations for yanan:

burning · flaming · blazing · alight · other translations

yanan burning

Ona bir işaret gibi bir şey ver, şehrin ortasında yanarak dolaşan bir koyun gibi.

Give her a sign or something, like a burning sheep walking through the middle of town.

Hayır, Rafe'in sıcak bir kalbi ve gerçek aşk için yanan bir arzusu var.

No, Rafe has a warm heart and a burning desire for true love.

Yanan bina, bebek, ayı, fabrika, reçel vakası?

The "burning building, baby, bear, factory, jam" incident?

Click to see more example sentences
yanan flaming

Hâlâ orada. İçimde yanan bir ateş gibi.

It's still there like a flame burning inside me.

Parsons ve ben, alevler içinde yanan bir kız gördük.

Parsons and I both saw a girl burning in flames.

Alevler içinde yanan bir kadın.

A woman burning in flames.

Click to see more example sentences
yanan blazing

Alev alev yanan bir çiçek kadar güzel.

She's as pretty as a blazing flower.

Madrid cehennemi bir genelevde yandı, efendim.

Madrid burnt in a blazing bordello, sir.

Orada bütün renkler yanıyor: Bakır ve demir Mavi vitral ve sarı sülfür

All colours blaze there: copper and iron blue vitriol and yellow suphur

Click to see more example sentences
yanan alight

Onun da kalbi yanıyor

Her heart is also alight