yaratığın

Belki de bu George denen herif başka bir şeydir insan biçiminde bir yaratık falan.

But maybe this guy, George, is something else. Some kind of a creature maybe, in human form?

Ne tür bir yaratık böyle bir şeyi yapabilir?

What kind of monster would do such a thing?

Özür dilerim sadece o yaratık benim için çok şey ifade ediyor.

I'm sorry. It's just that that creature means a great deal to me.

Evet bayım, ama bu yaratık özel bir durum.

Yes, sir, but but this creature is a special case.

Bana bir şey söyleyin, doktor, başka bir gezegenden gelen yaratık tehlikeli midir?

Tell me something, doctor. This creature from another planet is it dangerous?

Bu yaratık tehlikeli, tekrar ediyorum, bu yaratık tehlikeli.

'This creature is dangerous. I repeat this creature is dangerous.

Sanırım bu beni bir yaratık yapar değil mi?

I guess that makes me a monster, don't it?

Çok doğru ve bu demek oluyor ki bu yaratık aslında hiç doğmamış.

That's right. And that means this creature has never really been born.

O gerçekten bir tür yaratık, ve o diğerlerini bitirdi bir şekilde.

She really is some kind of creature, and she's done something to the others.

Şef Dawson, lütfen çok tehlikeli bir yaratık.

Chief Dawson, please, this is a very dangerous creature.