Turkish-English translations for yardım:

helpfulness, helping, helped, help · AIDS, aide, aid · hand · assistance, assist · backing · charity · support · welfare · relief · rescue · cooperation · lift · comfort · service · shot · push · backup · favor · donation · furtherance · encouragement · guidance · contribution · benevolence · boost · patron · sustenance · alms · other translations

yardım helpfulness, helping, helped, help

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Şimdi sen onu bulmama yardım et ben de sana her zaman istediğin şeyi vereyim.

Now, you you help me find him I'll give you what you've always wanted.

Ama sana yardım etmem için senin de bana etmen lazım.

I want to help you, but you need to help me help you.

Click to see more example sentences
yardım AIDS, aide, aid

Bir kaçağa yardım ve yataklık ve en sevdiğim, helikopter hırsızlığı.

Aiding and abetting, harboring a fugitive and my personal favorite, grand-theft chopper.

Yardım ve yataklığın ciddi bir suç olduğunun farkındasınız değil mi?

You realize aiding and abetting is a serious crime, right?

Jerry ilk yardım çantası var mı?

Jerry Is there a first aid kit?

Click to see more example sentences
yardım hand

Ve sadece bir kaç şey için yardım lazım.

And I just need a hand with a couple things.

Siz ikiniz, burada bize yardım edin lütfen.

You two, give us a hand here, please.

Çabuk ol, ona yardım et!

Hurry up, give him a hand!

Click to see more example sentences
yardım assistance, assist

Söyle Dr. McNamara, neden zengin, liberal bir plastik cerrah FBI'a yardım etmek istesin ki?

Tell me, Dr. McNamara, why would a rich, liberal plastic surgeon want to assist the FBl?

Akıllı ev teknik yardım. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Smart House Tech Support, how may I assist you?

Bana nasıl yardım edeceğinizi merak ediyorum Ajan Sawyer.

I'm curious how you think you'll assist me, Agent Sawyer.

Click to see more example sentences
yardım backing

Geri gel ve bana yardım et!

Come back and help me!

O zaman gel ve bize yardım et, Michael.

Then come back and help us, Michael.

Bana yardım edin, geri dönün.

Help me please, come back.

Click to see more example sentences
yardım charity

Yardım için artık çok geç.

It's too late for charity now.

Yardım için çanta satışı başlattın değil mi?

You started the bag sales for charity, right?

Yardım veya başka bir şey.

A charity or something.

Click to see more example sentences
yardım support

Gerçekten, tüm yardım ve desteği hak ediyor.

He really deserves all your help and support.

Bu kaybedenler için bir yardım grubu. Teknik olarak

Well, it is a support group for loss, so, technically

Alo, Yardım Destek Hattı.

Hello, Comfort Support Line.

Click to see more example sentences
yardım welfare

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığında popüler bir konu bu, değil mi?

That is a popular topic in the Ministry of Health an Welfare isn't it?

Affedersiniz, burası Yahudi Sosyal Yardım Kurumu mu?

Pardon me, is this the Jewish social welfare office?

Sosyal yardım işi: yorucu değil ama bir amacı yok.

Welfare work: it's not tiring, but it serves no purpose.

Click to see more example sentences
yardım relief

Bu adam bir yardım görevlisi değil.

This man is not a relief worker.

Bu bir yardım görevi.

This is a relief mission.

Dr. Martin Uluslararası Yardım Ajansını kurdu:

Dr. Martin founded an international relief agency:

Click to see more example sentences
yardım rescue

Şehir kayıp çocuğu kurtarmaya yardım etmek için ne yapıyor?

What is the city doing to help rescue the missing boy?

Bu yardım ve aramada umut ve dua edelim, kurtarma değil.

Let's hope and pray this is a search and rescue, not a recovery.

Kızı kurtarmak için bize yardım et

Help us to rescue to the girl.

Click to see more example sentences
yardım cooperation

Ajan Cooper, yardım etmek isterdim ama burada ufak bir sorun var.

Agent Cooper, I'd like to help you, but I got a little problem here.

Katie, Cooper sadece yardım etmek istiyor.

Well, Katie, Cooper just wants to help.

Yardım et, Cooper.

Help me, Cooper.

Click to see more example sentences
yardım lift

Onu tek başına kaldırma Hugh, biraz yardım bekle.

Don't lift that by yourself, Hugh, wait for some help.

Başkan Taylor ekonomik yaptırımları kaldırıyor ve bize milyarlarca dolar değerinde bir yardım paketi sunuyor.

President Taylor is lifting economic sanctions, and offering an aid package worth billions of dollars.

Onu kaldırmama yardım et.

Help me to lift him.

Click to see more example sentences
yardım comfort

Alo, Yardım Destek Hattı, yardımcı olabilir miyim?

Hello, Comfort Support Line, can I help you?

Alo, Yardım Destek Hattı, nasıl yardımcı olabilirim?

Hello, Comfort Support Line, how can I help you?

Tanrı bana yardım etti ve burada huzuru buldum Annem, babam

But God helped me and I found comfort here mommy, daddy

Click to see more example sentences
yardım service

Acil servis, nasıl yardım edebilirim?

Emergency services, how can I help?

Bu sosyal yardım.

It's social service.

Scott Strauss, Acil Durum Yardım Birimi'nden.

Scott Strauss, Emergency Service Unit.

Click to see more example sentences
yardım shot

Vuruldum tanrıya şükür bu adam bana yardım etti

I got shot. Thank God this guy helped me. Jesus.

Ona yardım edin, vuruldu.

Help him, he's been shot.

Kardeşiniz vurulmuş, ve o size yardım edebilir.

Your brother's shot and he can help you.

Click to see more example sentences
yardım push

Seni zorlamıyorum ama belki bir gün bir gün sen de bana yardım edersin.

I'm not pushing you, but maybe one day one day you'll want to help me too.

Gel ve itmemize yardım et.

Come and help us push

Alexander, bize yardım et!

Alexander, help us push!

Click to see more example sentences
yardım backup

Yardım ve hava desteği istiyorum.

Requesting backup and air support.

Sadece yardım gelene kadar.

Just until backup gets here.

Kendini FHKC'nin bir üyesi gibi düşün. Andre'ye yardım edeceksin.

Consider yourself a member of PLPF.You'll backup Andre.

Click to see more example sentences
yardım favor

Ona yardım edeceğine söz ver, bunu yaparken de bana bir iyilik yap

Promise me you'll help him. And when you do, do me a favor.

Aman tanrım, Bana büyük bir yardım yapar mısın?

Oh, my God. Would you do me the biggest favor?

Kendine bir iyilik yap Jackie ve gidip bir psikiyatrdan yardım al.

Do yourself a favor. Jackie Boy. and get help. Iike a shrink.

Click to see more example sentences
yardım donation

Ve Rahibe Teresa'nın yardım derneğine bağış yapacaksınız.

And We Want a donation to Mother Teresa's charity.

Çocuklara yardım fonu için bağış.

Donation, Save The Children Fund

Cacuzza yardım derneğine bağış ve

Donation for the Cacuzza charity fund.

yardım furtherance

Bize biraz daha fazla yardım etmeye hazır mısınız peki Bay Foreman?

Are you prepared to help us a bit further, Mr. Foreman?

Daha fazla yardım edemem, Ben

I cannot help you further, I

Anahtarı çal ve sana biraz daha yardım edeyim.

Steal the key, and I'll help you further.

yardım encouragement

Tam olarak İntikamcılar seviyesinde değil henüz, ama belki biraz teşvik işe yarar?

Not exactly Avengers level yet, but maybe, with a little encouragement?

Beni destekledi, yüreklendirdi ve bana yardım etti

She supported me, encouraged me and helped me.

yardım guidance

Profesör, Maggie ve ben yardım istiyoruz.

Professor, Maggie and I need guidance.

Tanrıça lütfen bize yardım gönder!

Goddess please send us guidance!

yardım contribution

Hayır ama yine de belki daha sonra yardım edebilirsiniz.

No, no, though perhaps later you might contribute.

Bayan Satterthwaite cömertçe yardım etti.

Mrs Satterthwaite has contributed handsomely.

yardım benevolence

Cavendish Kedilere Yardım Fonu mu?

The Cavendish Cats Benevolent Fund?

yardım boost

Jeff, Burt'e yardım et.

Jeff, give Burt a boost.

yardım patron

Koruyucu meleğim bana yardım eder.

My patron saint will help me.

yardım sustenance

Sadece temel yardım ve zaman.

Only basic sustenance and time.

yardım alms

Lester için yardım.

Alms for lester.