Turkish-English translations for yardımcı:

helpful, helping, help, helped · assistant, assistance · deputy · sidekick · helper · supporter, supportive · vice · cooperative · auxiliary · aide, aid · friend · second · lieutenant · sub · counselor · hand · maid · helpmate · adjutant · other translations

yardımcı helpful, helping, help, helped

Ben sadece onu mutlu etmek ve ona yardımcı olmak istemiştim.

I just wanted to make her happy and help her on her way.

Bu günlerde iyi yardımcı bulmak zor.

Hard to find good help these days.

Bu da pek yardımcı olmuyor.

That doesn't help either.

Click to see more example sentences
yardımcı assistant, assistance

Linda, açıkça belli ki, bir kadın, ama görünüşe göre sayılmıyor, çünkü o bir yardımcı.

Linda, obviously, is a woman, but apparently that doesn't count because she is an assistant.

Belki başka birisi size yardımcı olabilir?

Maybe someone else could be of assistance?

Yardımcı yönetmen nerede?

Where's assistant director?

Click to see more example sentences
yardımcı deputy

Ben bölge yardımcı savcısı Kathryn Murphy.

I'm Deputy District Attorney Kathryn Murphy.

Greg'in çalışma şeklinin bu olmadığını biliyorum, ama Yardımcı Editör, Greg değil artık.

I know that wasn't Greg's way of working, but Greg isn't deputy editor anymore.

Sen yeni Yardımcı Editör, Lawrence Maddox musun?

Are you Lawrence Maddox the new Deputy Editor?

Click to see more example sentences
yardımcı sidekick

İyi bir adam ve harika bir yardımcı oyuncuydu.

There was a man and a great sidekick.

Kendine başka bir yardımcı bul.

Find yourself another sidekick.

Hayır, söyleyemezsin çünkü herkes bilir ki yardımcılar daha kısadırlar ve sen

No, you can't because everyone knows that sidekicks are shorter, and you

Click to see more example sentences
yardımcı helper

Doktorum, hemşirem ve yardımcı olan bir adam vardı.

I had a doctor, a nurse and a helper guy.

O zaman tüm bu enerjik ve genç düğün yardımcıları evde mi kalıyor?

So are all of these energetic, young wedding helpers staying at the house?

Sen yeni yardımcı Alex'sin, değil mi?

You're the new helper, Alex, right?

Click to see more example sentences
yardımcı supporter, supportive

Alo, Yardım Destek Hattı, yardımcı olabilir miyim?

Hello, Comfort Support Line, can I help you?

İngiliz Bağımsız Korku Film'lerindeki En İyi Aktör ve En İyi Yardımcı Aktör.

Best Actor, and Best Supporting Actor in an independently funded British horror movie.

Gregory Peck, Robert Mitchum ve Telly Savalas da küçük bir yardımcı roldeydi.

Gregory Peck, Robert Mitchum and Telly Savalas in a small supporting role.

Click to see more example sentences
yardımcı vice

Seni de tebrik ederim Bay Yardımcı Başkan.

Congratulations to you, Mr. Vice President.

Bay Yardımcı Müdür!

Mr. Vice Principal!

Yüce Piskopos, Baş Yardımcı Kardinal Rodrigo Borgia'yı dinleyecek.

The Supreme Pontiff will hear from Vice-Chancellor Rodrigo Cardinal Borgia.

Click to see more example sentences
yardımcı cooperative

Ayrıca, ben umuyorum benim geçmiş hizmet ikna yardımcı olacaktır Bu çavuş büyük işbirliği.

Besides, I'm hoping my past service will help convince this sergeant major to cooperate.

Yardımcı olduğun için sağ ol Mari.

Thanks for being so cooperative, Mari.

Teşekkür ederim Prof. Bearing, çok yardımcı oldunuz.

Thank you, Prof. Bearing, you've been very cooperative.

Click to see more example sentences
yardımcı auxiliary

Mühendislik güvertesinde yardımcı bir kontrol odası var.

There's an auxiliary control room on the engineering deck.

Ben, uh, Yardımcı Polis Memuru Barney Hughes.

This is, uh, Auxiliary Police Officer Barney Hughes.

Yardımcı kontrol odası.

Auxiliary control room.

Click to see more example sentences
yardımcı aide, aid

O mu, o görsel yardımcı.

That. Oh, that's a visual aid.

Büyük jüri Nixon yardımcıları Haldeman, Ehrlichman'ı suçladı

A grand jury has indicted former Nixon aides Haldeman, Ehrlichman

Bu Vali M'ret ve onun yardımcıları.

This is Proconsul M'ret and his aides.

Click to see more example sentences
yardımcı friend

Yardımcı olabileceğim bir şey var arkadaşım?

Something we can help you with, friend?

Claire, ben sadece yardımcı olan bir arkadaşım.

Claire, I'm just trying to help a friend.

Yani arkadaşım olmak yardımcı olmadı?

So being my friend didn't help?

Click to see more example sentences
yardımcı second

Bir abra kadabrayla, ikinci sınıf süslü püslü bir yardımcıya dönüşüvermişim!

Oh, no! I've been abracadabra-ed into a Fancy Feastin', second-rate sidekick!

Olamaz! Bir abra kadabrayla, ikinci sınıf süslü püslü bir yardımcıya dönüşüvermişim!

I've been abracadabra-ed into a Fancy Feastin', second-rate sidekick!

Ama, ah ikinci yıl ve onlar Peru beni gönderdi bazı doktorlar yardım vererek yardımcı olmak.

But, uh second year and they sent me down to Peru to help some doctors giving aid.

Click to see more example sentences
yardımcı lieutenant

Teğmen Reed bize yardımcı olabilecek bir gemiyi yok etti.

Lieutenant Reed destroyed a ship that could have helped us.

Numara, Yardımcı Komutan Sean Pierce adına kayıtlı.

The number is registered to Lieutenant Commander Sean Pierce.

Yardımcı Kumandan Dan Quagmire şimdi bir kadın.

Lieutenant Commander Dan Quagmire, is now a woman.

Click to see more example sentences
yardımcı sub

Ben Kumandan Tucker, Şef Mühendis, ve buda bilim subayımız, yardımcı komutan T'Pol.

I'm Commander Tucker, chief engineer, and this is our science officer, Sub-commander T'Pol.

Kaptanınız çok tehlikeli bir oyun oynuyor yardımcı komutan!

Your captain's playing a very dangerous game, sub-commander.

Aslında ben yardımcı müfettişim.

I'm actually a sub-inspector.

Click to see more example sentences
yardımcı counselor

Ve sadece bir danışman olarak size yardımcı olduğunu.

And that he was only helping you as your counselor.

İlk olarak Wheeler, onun yardımcı avukatı

The first is Wheeler, her co-counselor.

Birincisi Wheeler, yardımcı avukatı.

First is Wheeler, her co-counselor.

yardımcı hand

Bazen, babam elimi tutuyor. Bana yardımcı oluyor.

Sometimes my daddy holds my hand, which sometimes helps.

Yardımcı bir el.

A helpin' hand.

yardımcı maid

Narutolar, iki çocukları, üç hizmetçi ve dört yardımcı.

The Narutos. their two children. three maids and four clerks.

Sen kişisel yardımcı olmalısın. O bir hizmetçi.

You should be a personal assistant. She's a maid.

yardımcı helpmate

Bunları birisi ile paylaşmak. Bir arkadaş, bir yardımcı, bir eş.

Someone to share them with a companion, a helpmate, a wife.

İyi, güçlü bir yardımcı.

A good, strong helpmate.

yardımcı adjutant

Yardımcı Yönetici, Kamiya Kaoru.

Adjutant Master, Kamiya Kaoru.