Turkish-English translations for yasa:

laws, law · illegal · bill · act · code · legislation · rule · statute · regulation · other translations

yasa laws, law

Peki, doğa yasası tam olarak nedir ve neden bu kadar güçlüdür?

So, what exactly is a law of nature, and why is it so powerful?

Şef, kötü bir arkadaş olmak yasaya aykırı değil.

Chief, being a bad friend isn't against the law.

Hala bir yasa var mı?

Is there still law?

Click to see more example sentences
yasa illegal

Yanlış bir şey yapmadık. Yasa dışı bir şey olmadı değil mi?

We didn't do anything wrong, Nothing illegal happened, right?

Bu yasa dışı olurdu, değil mi?

That would be illegal, right?

Bu yasa dışı bir hamle, Bay Monk.

That's an illegal move, mr. Monk.

Click to see more example sentences
yasa bill

Eğitim yasası çok iyi bir örnek mesela.

The education bill was a good example.

İlk ve en önemlisi, ustabaşımız Bill Jones'a yas tutuyoruz.

First and foremost, we'd like to mourn our foreman bill Jones.

Terry Womack'in ofisine gönderdiğimiz havza yasası için ekonomik gelişim diyagramına ihtiyacım var.

We need economic development flowcharts for the watershed bill sent over to Terry Womack's office.

Click to see more example sentences
yasa act

İtalyan Adil Ticaret Yasası.

The Italian Fair Trade Act.

Lanet Resmi Gizlilik Yasası.

Official bloody Secrecy Act.

Sağlık sigortası taşınabilirlik ve sorumluluk yasası.

Um, health insurance portability and accountability act.

Click to see more example sentences
yasa code

Bak, Pink Lady yasası var, tamam mı?

Look, there's a Pink Lady code, OK?

Ama ben de sana bir yasayı hatırlatayım:

But I'm going to remind you of a code.

Gelenekler ile, ahlak kuralları ile ve yasalar ile.

With custom, with moral code, and with law.

Click to see more example sentences
yasa legislation

Yeni bir yasa var bu konuda?

Is there new legislation on this now?

Gelecek hafta yasa çıkması gerek.

We need legislation next week.

Yasalar her zaman masum değildir Müzeyyen Hanım.

Legislations are not always innocent Ms Müzeyyen

Click to see more example sentences
yasa rule

Kendi özel kuralları ve kendi özel yasaları olan bir yerin.

A place with its own special rules and its own special laws

Bu Johnson yasası, yüzbaşı.

It's "the Johnson rule," Captain.

FBI, kurallar, yasalar falan

It's FBl, rules, regulations

yasa statute

Bu benim oğlumdu bir davacı veya bir yasa değildi.

That was my little boy, not a plaintiff or a statute.

Eyalet yasalarını ve federal yasaları çiğnedim.

I violated state and federal statutes.

Zaman aşımı yasası, evet.

Statute of limitations, yeah.

yasa regulation

FBI, kurallar, yasalar falan

It's FBl, rules, regulations