yataklıktan

Bir kaçağa yardım ve yataklık ve en sevdiğim, helikopter hırsızlığı.

Aiding and abetting, harboring a fugitive and my personal favorite, grand-theft chopper.

Uluslararası tanınmış bir kaçağa yardım ve yataklık etmekten.

Aiding and abetting a known international fugitive.

Para aklama, yardım ve yataklık muhtemel bir vatan hainliği.

Money laundering, aiding and abetting, a possible treason charge.

Ama, Mike, bir kaçağa yardım ve yataklık etmek?

But, Mike, aiding and abetting a fugitive?

Yardım ve yataklığın ciddi bir suç olduğunun farkındasınız değil mi?

You realize aiding and abetting is a serious crime, right?

Ben sadece yardım ve yataklık ettim, hatırladın mı?

I'm just the aid in aiding and abetting, remember?

Bir kaçağa yardım ve yataklık ediyorsun.

You're aiding and abetting a fugitive.

Bir kaçağa yardım ve yataklıktan.

Aiding and abetting a fugitive.

Bir suçluya yardım ve yataklık ediyormuşuz gibi.

Sounds like aiding and abetting a fugitive.

Belki de bana anlatmadı, çünkü bir seri katile yataklık ediyordu.

Or maybe she didn't tell me 'cause she was harboring a serial killer.