yemeklerini

Ve akşam yemeğinden önce ne olduğunu bilmiyorsun bile.

And you don't even know what happened before dinner.

En azından bu hafta bir kere Mary ile akşam yemeğine çıkmalısın.

You should have dinner with Mary at least once this week.

İzin ver seni bu akşam güzel bir doğum günü yemeğine götüreyim.

Listen, let me take you to a nice birthday dinner tonight.

Yarın akşam yemeğine ne dersin?

What about dinner tomorrow?

Akşam yemeğinden önce dönerim. Yani o kadar da uzun değil.

I'll be back before dinner, so it's not that long.

Akşam yemeğine ne dersin?

Well, how about dinner tonight?

Pekala, kim süper eğlenceli bir öğle yemeğine, süper kız arkadaşıyla gitmek ister?

Okay, who wants to go for a super fun lunch with a super fun girlfriend?

Sen kahvaltıyı öğle ve akşam yemeğini birlikte mi yapıyorsun?

Are you having breakfast, lunch and dinner together?

Bu bir yemekli parti değil.

This isn't a dinner party.

Hayır, ama baban yarın beni akşam yemeğine davet etti.

No, but your dad's invited me over for dinner tomorrow.