Turkish-English translations for yeni:

new · just · fresh, freshly · recent, recently · newly · only just · clean · young · newcomer · hot · latest · strange · late · novel · replacement · original · warm · modern · green · innovative · smart · renewed · incoming · crisp · unprecedented · other translations

yeni new

Ama bu benim için yeni değil ve bence bu şey çok tehlikeli olabilir.

But it isn't new to me, and I think this thing could be very dangerous.

Bu benim yeni evim olacak.

This will be my new home.

O zaman yeni kızın babası sen misin?

Then you're the father of the new girl?

Click to see more example sentences
yeni just

Bu sadece yeni bir isim değil.

It's not just a new name.

Evet, daha yeni çıktı.

Yeah, he's just got out.

O olay bir ay önce oldu, sen yeni mi öğrendin?

That happened a month ago. You just found out?

Click to see more example sentences
yeni fresh, freshly

Bu yeni bir hayat. Senin için, bizim için yeni bir başlangıç.

This is a new life, it's it's a fresh start for you, for us.

Çünkü yeni bir başlangıç istiyorum.

Because I want a fresh start.

Hayır, ben uh yeni bir başlangıç istedim.

No, I just, uh um, needed a fresh start.

Click to see more example sentences
yeni recent, recently

Ben daha yeni Dedikoducu Kız oldum. Ve şu an elimde bir tek o var.

I only became Gossip Girl recently, and and right now it's the only thing I have.

Ama dört hafta önce karısı ölmüş yeni işlenen cinayetlerden hemen önce.

But his wife died four weeks ago.. Just before the recent murders. Y..

Yani yeni bir fotoğraf değil?

So it's not a recent photo?

Click to see more example sentences
yeni newly

Bayanlar ve baylar, yeni nişanlı çiftimiz Roger ve benim güzel kızım Meera

Ladies and gentleman, the newly engaged couple Roger and my beautiful daughter Meera.

Bir sürü para. Yeni bekar bir erkek Ben bekar değilim.

Lots of cash, Newly single guy,,, I'm not single,

Yeni gelmiş ile anlamlı oluyor. Eşsiz ve orijinal.

It's synonymous with the newly arrived, unique and original.

Click to see more example sentences
yeni only just

Evet ama bu işe daha yeni başladım.

Yeah, but I've only just started this job.

Hayır, hayır, hayır o daha yeni geldi.

No, no, no, she's only just arrived.

Ama baba, daha yeni geldim.

But Father, I've only just arrived.

Click to see more example sentences
yeni clean

Bu yeni. Ve temiz. Ve bekliyor.

It's new and clean and waiting.

Çok temiz ve yeni.

Very clean, and fresh.

Bazen insanlar yeni kasabaya temiz bir sayfa açmak için taşınırlar.

Sometimes people move to a new town to start with a clean slate.

Click to see more example sentences
yeni young

Genç bir adam, yeni bir kitabı çıkıyor, ve bu kitap

Young guy, got a new book coming out, and it's about

Evet ama neyse ki ben yeni bir tane buldum. Çok cesur genç bir adam.

Yes, but fortunately, I've found a new one, a young man of great courage.

Yeni, küçük, tatlı, genç kızını.

His new, little, sweet, young daughter.

Click to see more example sentences
yeni newcomer

Bak, senin gibi yeni biri için muhtemelen Dedikoducu Kız oldukça büyüleyicidir anlıyorum. Ama benim için değil.

Look, I understand Gossip Girl's probably pretty fascinating to a newcomer like you, but to me, she's just not.

Ve yeni mezuniyet kralı da bir yeni gelen. Bay Justin Miller.

And the new Homecoming King is indeed, a newcomer Mr. Justin Miller.

Turuncu ve beyaz yeni balık.

Newcomer of orange and white.

Click to see more example sentences
yeni hot

Bu gece, yeni ve ateşli bir kulübe gidiyorsunuz, değil mi?

You're going to a new, hot club tonight, right?

Seksi, yeni Koreli bir kız arkadaşın var?

Do you have a hot, new korean girlfriend?

Evet. Birkaç saat önce yeni bir tüyo aldık.

We received a hot tip a few hours ago.

Click to see more example sentences
yeni latest

Kim işte, ye yeni pasta tarifi, en son çok lezzetli.

Kim Here, eat the new recipe cake, the latest, very delicious.

Bu, en son robot monitörüdür, yeni yüksek performanslı bir bilgisayarla son zamanlarda geliştirildi.

This is the latest cyborg monitor, recently upgraded with a new high-performance computer.

Pete, Yeni haberler ne?

Pete, what's the latest?

Click to see more example sentences
yeni strange

yeni bir hayata başlamak için tuhaf bir yol.

is a strange way to start a new life,

Şimdi, söyle bakalım, benim tuhaf, yeni dostum.

So now tell me, my strange new friend.

Ve herşeyin yabancı ve yeni olduğu.

And everything was strange and new.

Click to see more example sentences
yeni late

Yeni şeyler denemek istiyorum, benim için çok geç olmadan.

I want to try new things before it's too late for me.

Bu inanılmaz derecede zor Geç hayatında yeni şeyler öğrenmek için, biliyor musun?

It's incredibly difficult to learn new things late in life, you know?

Yeni bir avukat tutmak için de geç değil.

It's not too late to hire a new lawyer, either.

Click to see more example sentences
yeni novel

Bu tamamen yeni çok yeni çok çok heyecan verici bir hikaye.

So this is all very novel, very new and very, very exciting.

Senin için yeni bir fikir.

That's a novel idea for you.

Marty yeni bir roman yazmak istiyor.

Marty wants to write a novel.

Click to see more example sentences
yeni replacement

O sadece tatlı, sevecen, aile için yeni arkadaş değil Senin yerine geçecek olan o

He's not just a delightful new friend for the family, he's your replacement.

Rachel, Yüksek Mahkeme için Diane Lockhart'ın yerine yeni aday olarak gösterildi.

Rachel's the new Supreme Court candidate to replace Diane Lockhart.

O yeni bir Messer falan değil.

He is not Replacement Messer.

Click to see more example sentences
yeni original

Belki de özgün insanlar ama, şey belki de hepsi de yeni nesil veya öyle bir şeydiler.

Maybe the original people, but, uh maybe they're a whole new generation or something.

Yeni, orijinal bir müzikal.

It's a new, original musical.

Yeni Orijinal Flakes New Orleans'ı önemsiyor.

New Original Flakes cares about New Orleans.

Click to see more example sentences
yeni warm

Yeni bir başlangıca, uzaklarda bir yerde, sıcak bir yerde.

We need to start fresh, somewhere far away, somewhere warm.

Ben sadece yeni isiniyorum, Devereaux.

I'm just warming up, Devereaux.

Ben daha yeni ısınıyorum hayatım.

I'm just getting warmed up, sweetheart.

Click to see more example sentences
yeni modern

Bu artık yeni, modern ve Amerikan stili.

It's new and modern and it's American.

O zaman Aylık İğneler, Yeni İğneler, Modern İğneler, İğneler Ekstra,

Then there's Pins Monthly, New Pins, Modern Pins, Pins Extra,

O ve Jeeves, yeni, modern ilişkilerinde çok mutlu görünüyorlar.

He and Jeeves seem very happy in their new modern relationship.

Click to see more example sentences
yeni green

Yeni oyun, yeşil ışık!

New game, green light!

Beş saat önce yeni bir tehdit Green Arrow ve Black Canary'ye saldırdı.

Five hours ago, a new menace attacked Green Arrow and Black Canary.

Yeni bir yeşil çağ başladı!

A new green age has begun!

Click to see more example sentences
yeni innovative

Bayanlar ve baylar, Sizlere yeni bir icat getirdik.

Ladies and gentlemen, we bring you a new innovation.

Ben buna, yeni ve yenilikçi teşvik sistemi diyorum.

I call that a new and innovative incentive system:

Ben yeni ürünleri yapmayı yeni teknolojiler geliştirmeyi öğrendim.

I learned to develop new products, innovate new technologies.

Click to see more example sentences
yeni smart

Şey, yeni bir kız arkadaşım var ve o süper zeki, eğer ne demek istediğimi anladıysan.

Well, I have a new girlfriend. And she is super smart, if you know what I mean.

Ayrıca yeni erkek arkadaşı çok zeki.

Plus, the new boyfriend is so smart.

Bu yeni akıllı araç.

That's the new Smart car.

Click to see more example sentences
yeni renewed

Ama her sefer yeni bir zevk.

But each time is a renewed pleasure.

Yenilenebilir ve yeni enerji teknolojilerini savun!

Advocate for renewable and new energy technology!

Telomerizasyon sonsuz yeni ölümsüz hücreler.

Telemorization. Endless renewal of cells.

yeni incoming

Yeni gelen hayvanlar için karantina odası.

Quarantine room for incoming animals.

Bu akşam yeni gelen post-doc'lar için hoş geldin partisi var.

There's a welcome party For incoming post-docs tonight.

Yeni bir kimlik, koruma, ev, ömür boyu gelir

A new identity, protection, a house, income for life.

yeni crisp

Yeni çarşaflara ve sıcak duşlara.

Crisp sheets and hot showers.

yeni unprecedented

Tamam, bu şey üzerinde yapılan testler tamamen yeni. onu biz bulduk.

Okay the prelims on this thing is totally unprecedent. And we found it.