yere

Böyle bir yerde senin gibi güzel bir kızın ne işi var?

What's a nice girl like you doing in a place like this, huh?

Neyse. Burada bir yerde olduğunu biliyorum ama tam nerede olduğunu bilmiyorum.

Anyway, I know it's around here somewhere, but I don't know where it is.

Benim gibi hoş bir kız böyle bir yerde ne arıyor, değil mi?

What's a nice girl like me doing in a place like this, huh?

Senin gibi güzel bir beyaz çocuğun böyle bir yerde işi ne?

So, what's a beautiful white boy like you doing in a place like this?

Bence o oldukça kötü ve bence o hâlhâlâ dışarıda bir yerde.

I think she's pretty bad, and I think she's still out there.

Başka bir zamanda, başka bir yerde, sen ve ben birlikte harika olurduk.

Another time, another place, you and I We really would have been great together.

Ve başka bir zamanda, başka bir yerde, daha fazlası da olabilir.

And in another time, another place, it could have been something more.

Senin gibi bir kız böyle bir yerde ne arıyor?

What's a girl like you doing in a place like this?

Belki bir yerlerde bir isim vardır, Bir telefon numarası, ve onları geri getirebiliriz.

Maybe there's a name somewhere, a phone number, and we can get it back to them.

Ama orada bir yerde gerçekten bana özel bir şey olduğunu biliyorum.

But I just know there's something special out there for me.