Turkish-English translations for yerine:

instead · instead of · for · in place · rather · rather than · before · after · name · in lieu of · other translations

yerine instead

Çünkü belki o zaman, okulda olmak yerine burada ne işin olduğunu anlatırsın.

'cause then maybe you'll tell me what you're doing here instead of being in school.

Küçük bir adam yerine büyük bir şirket için çalışıyorsun.

You're working for a big corporation Instead of a little man.

Oğlum, ağlamak yerine güçlü ol, cesur ol ve anneni teselli et.

My son, instead of crying be strong Be brave and comfort your mother

Click to see more example sentences
yerine instead of

Çünkü belki o zaman, okulda olmak yerine burada ne işin olduğunu anlatırsın.

'cause then maybe you'll tell me what you're doing here instead of being in school.

Bilirsin, hakkında yazmak yerine gerçek bir kahraman olmak.

You know, a real hero instead of writing about one.

Hadi bunun yerine bir oyun oynayalım.

Let's do a game instead of this.

Click to see more example sentences
yerine for

Mary, lütfen bana bir iyilik yap ve o kutuyu şimdilik yerine koy, tamam mı?

Why? Mary, please do me a favor and just put the box back for now, okay?

Küçük bir adam yerine büyük bir şirket için çalışıyorsun.

You're working for a big corporation Instead of a little man.

Ben Bradley hile yaptı, ve babası tüm projeyi onun yerine yaptı.

Because Ben Bradley cheated, and his dad did his entire project for him.

Click to see more example sentences
yerine in place

Ama onların yerine bu sene çok yetenekli ve harika Miller Ailesi var.

But in their place this year we have the very talented and wonderful Miller family.

Senin yerine ben eve gidiyorum.

I'm going home in your place.

Kendini onların yerine koy.

Put yourself in their place.

Click to see more example sentences
yerine rather

Evet yerine bir kara delik, sen asla bilemezsin.

Yeah A black hole rather, you never know.

Bu demektir ki onun yerine kendini sevdin.

So it means you loved yourself rather than her

Ve ben, bir İskoç yerine piç de olsa bir Tudor'a boyun eğmeyi tercih ederim.

And I, for one, would rather bow to a Tudor, bastard though he may be, than a Scotsman.

Click to see more example sentences
yerine rather than

Kanser yerine senin için ölmeyi tercih ederim.

I'd rather die for you than for cancer.

Bu demektir ki onun yerine kendini sevdin.

So it means you loved yourself rather than her

Nakit yerine bunu tercih eder, inan bana.

He'd rather that than cash. Trust me.

Click to see more example sentences
yerine before

Daha önce bir olay yerine ilk gelen olmamıştım hiç.

I've never been first on the scene before.

Beechum dükkana girmeden önce, bir başka tanık park yerine geldi, değil mi?

Before Beechum comes to the store there's another witness in the parking lot, right?

Bilinci yerine gelmeden önce bu şey yok edilmeli.

This thing must be destroyed before it regains consciousness.

Click to see more example sentences
yerine after

Yemekten sonra, Ken bizi o kumar yerine götürdü.

Then after dinner Ken took us to this gambling place.

Gohan, Ben Goku'ya bakarken, sen Karin-sama'nın yerine git ve biraz Senzu getir, tamam mı?

Gohan, I'll look after Goku, you go to Karin-sama's place and bring back some Senzu, okay?

Bay Lejcko, siz olay yerine vardıktan sonra ne oldu?

Mr. Lejcko, what happened after you arrived at the scene?

Click to see more example sentences
yerine name

Onun yerine şey isimli bir kızdı şey isimli

Instead of her, it was a girl named Named

O şeyi yerine koy, Nebraska, ya da adın her neyse.

Put that thing away, Nebraska, or whatever your name is.

Benim adım yerine seninki, öyle mi?

Your name instead of mine, eh?

Click to see more example sentences
yerine in lieu of

Ya Carl'ı Demko'nun yerine ya da onunla beraber terfi ettirirsiniz," "ya da ben giderim" dedim.

Carl gets promoted in lieu of Demko, or along with Demko whichever, or I walk.

Sen de bana çiçek yerine ne istediklerini söyleyeceksin.

You tell me what they want in lieu of flowers.