Turkish-English translations for yetenekli:

talented · skilled, skillful · gift, gifted · capable · great · good · competent · intelligent · able · strong · qualified · handsome · clever · skilful · promising · inclined · other translations

yetenekli talented

Amber, sen harika, yetenekli ve çok zeki bir genç kadınsın tamam mı?

Amber, you are a wonderful, talented, and a really smart young woman. All right?

Bu yetenekli bir çocuk.

This is a talented boy.

Gerçekten yetenekli olduğunu söyledi.

She said you're really talented.

Click to see more example sentences
yetenekli skilled, skillful

Hayatını yetenekli, hünerli bir sanatçı olarak yaşamak Senin için kötü bir şey değil. Kötü bir şey değil.

It would not be a bad thing for you to live your life as a talented and skilled artist.

Ama aynı zamanda onların doğaçlama yeteneğini görmek için bir şans olacak.

But it's also gonna really be a chance to see their improvisation skills.

Bir adam, ölümcül yetenekleri olan bir flütçü, hepsini öldürdü.

One man, a piper with deadly skill, killed them all.

Click to see more example sentences
yetenekli gift, gifted

Sen, çok cici ve çok özel bir yeteneği olan bir kızsın.

You're a very beautiful girl with a very special gift.

Sen de yetenek var.

You have the gift.

Çünkü bir yeteneğim var.

'Cause I have a gift.

Click to see more example sentences
yetenekli capable

Hayır, hayır, ben sadece sana anlatmak istedim Bir ilişki, Jon yeteneğine sahip değiliz.

No. No, I just wanted to tell you You're not capable of a relationship, Jon.

Bir gün bu yeteneğiniz düşmana karşı bu ülkenin ilk savunma hattı olacak.

Someday your capability will be this country's first line of defense against our enemies.

Roy Miller, dünyadaki en güvenilir ve en yetenekli gizli ajandı.

Roy Miller was the most trusted and capable covert agent in the world.

Click to see more example sentences
yetenekli great

Yetenekli ama, o kadar da iyi değil.

Yeah, he's good, but he's not great.

Ah, harika. Vincent Chase gibi büyük genç bir yetenek.

Oh, great. a great young talent like Vincent Chase.

Çok iyi bir öğrenci ve yetenekli bir cerrahtı.

She was a great student and a gifted surgeon.

Click to see more example sentences
yetenekli good

Yetenekli ama, o kadar da iyi değil.

Yeah, he's good, but he's not great.

O iyi bir adam ve yetenekli bir gazeteciydi.

He was a good man and a talented journalist.

Ve dikkatli ol, bu adamlar yetenekli.

And be careful. These guys are good.

Click to see more example sentences
yetenekli competent

Bu yetenekli ve disiplinli bir yetişkin tarafından yönetilen profesyonel bir organizasyon.

This is a professional organization, run by a competent and disciplined adult.

Ama aynı zamanda yetenekli bir subay ve kabiliyetli bir pilot.

But he's also a very competent officer and clearly a skilled pilot.

Çünkü ben yetenekli profesyonel bir mizahçıyım. ve bunu her gece yaparım.

Because I'm a competent, professional comic that does it every night.

Click to see more example sentences
yetenekli intelligent

O çok yetenekli ve akıllı bir kız.

She is a very talented and intelligent girl.

Sen çok yetenekli, zeki bir gençsin, önunde kıskanılacak bir geleceğin var.

You're a very intelligent young man, you've got an enviable future ahead of you.

Harika bir zeka örneği sergiledin ve bilgisayar yeteneğin olduğuna şüphe yok.

You've demonstrated great intelligence and no doubt computer skills.

Click to see more example sentences
yetenekli able

Ve çok cesur ve yetenekli memurlarla çalıştım.

I've worked with very brave and able officers.

Ayrıca Doktor Derek Stephenson ve onun yetenekli hemşiresi Delinda Deline için.

And to Dr. Derek Stephenson and his very able nurse, Delinda Deline.

Yetenekli ve etkili bir dost.

A very able and efficient ally.

Click to see more example sentences
yetenekli strong

Sen çok güzel ve yetenekli bir kadınsın.

You're you're a beautiful, strong woman.

Çünkü sen çok akıllı, yetenekli ve güçlüsün

'Cause you're so smart and capable and strong.

Bence kahraman biri bilge, güçlü ve çok yetenekli olmalı.

I think a hero should be wise, strong and very talented.

Click to see more example sentences
yetenekli qualified

Senden başka kim Usta olacak kadar yetenekli o zaman?

Other than you who is qualified to be the Master then?

Özel Ajan Barrett yetenekli bir ajan.

Special Agent Barrett's a qualified agent.

Fakat ben yetenekli bir danışmanım.

But I'm a qualified counsellor.

Click to see more example sentences
yetenekli handsome

Sen yetenekli çekici, yakışıklı ve zeki bir adamsın.

You are a talented charming, handsome, skilled, smart man.

Sen yetenekli çarpıcı, yakışıklı, becerikli, kararlı yakışıklı bir adamsın.

You're this talented, charming, handsome, capable, determined, smart man.

Sen yakışıklı, yetenekli ve zenginsin.

You're handsome, talented and rich.

Click to see more example sentences
yetenekli clever

Bu zekice, şatafatlı özbilinç kinayesi yığını değersiz, yetenek içermeyen saçmalık.

This clever, pyrotechnical pile of self-conscious allusion is worthless, talentless shit.

Teean tüm yetenek ve zekâ testlerinden geçti.

In the test of dexterity and cleverness, Teean passes.

Teean tüm yetenek ve zeka testlerinden geçti.

For the test of dexterity and cleverness Teean passes

yetenekli skilful

Sen çok yetenekli bir okçusun, Aral d'Austin.

You're a most skilful archer, Aral d'Austin.

Bu kadar yetenekli olduğunu bilmiyordum, Usta Yip.

Master Yip, I didn't know you're so skilful!

yetenekli promising

Christine Daae. Umut verici bir yetenek Mösyö Firmin.

Christine Daae, promising talent M. Firmin, very promising

yetenekli inclined

Cynthia daha çok şiire yetenekli.

Cynthia inclines more towards poetry.