yetiştirdin

Beni bir erkek ve kurt olarak yetiştirdin bir hırsız ve korkak olarak değil.

You raised me to be a man and a wolf, not a thief and a coward.

Onu iyi yetiştirdin. O iyi bir çocuk.

You did okay, he's a good kid.

Ne demek? Sen, benim çocuklarımı yetiştirdin?

What's that supposed to mean, you raised my children?

Kaç çocuk yetiştirdin, Jean? Senin kadar.

How many kids have you raised, Jean?

Sen beni böyle yetiştirdin.

You raised me this way.

Beni sen böyle yetiştirdin!

That's how you raised me!

Beni çok iyi yetiştirdin.

You've raised me well.

Daha önce hiç çocuk yetiştirdin mi Reg?

You ever raised a child before, Reg?

Çünkü onu doğru yetiştirdin Marco.

Because you raised him right, marco.

Onu sen yetiştirdin, Ali.

You recruited him, Ali.