Turkish-English translations for yetiştirmek:

raise · to raise · grow · cultivate · plant · to grow · groom · other translations

yetiştirmek raise

Baban burada yaşamıyor çünkü ben sadece tek bir çocuk yetiştirmek istedim ve seni seçtim.

Your dad isn't living here because I only wanted to raise one kid, and I chose you.

Las Vegas muhteşem bir şehir ama çocuk yetiştirmek için uygun değil.

Las Vegas is an amazing city, but it's no place to raise a family.

Çiftçilik yapmak için hayvan yetiştirmek için, ve aile kurmak için güzel bir yer.

It's mostly good land for farming and raising cattle and raising a family.

Click to see more example sentences
yetiştirmek to raise

Baban burada yaşamıyor çünkü ben sadece tek bir çocuk yetiştirmek istedim ve seni seçtim.

Your dad isn't living here because I only wanted to raise one kid, and I chose you.

Hoş insanlar, bir sürü aile. Çocuk yetiştirmek için kusursuz bir yer.

Nice people, lots of families perfect place to raise a child.

Burası, çocuk yetiştirmek için güzel bir yer olmalı.

This must be a nice place to raise a family.

Click to see more example sentences
yetiştirmek grow

Bu kasabada edepli kadınlar, kızlar ve yetişen kızlar var.

We've decent women in this town, daughters and growing girls.

Burada bolca su var, bir şeyler yetiştirmek için iklim uygun.

There's plenty of water here. The climate is good for growing things.

Burada yetişen, hiç çiçek var mı, Bayan Ridley?

Are there any flowers growing here, Miss Ridley?

Click to see more example sentences
yetiştirmek cultivate

Belki de yetenek mükemmel bir yol, hayal gücünüzü yetiştirmek için.

The perfect way to cultivate your imagination, perhaps even your talent.

Belki de haşhaş yetiştirmek istiyordur.

Maybe he wants to cultivate poppy.

O'Shea, ben, onu yetiştirilmesi oldum onu tımar.

O'Shea, I've been cultivating him, grooming him.

yetiştirmek plant

Sadece Himalaya Dağlarında yetişen Sanjivani adında bir bitkiye ihtiyacı var.

He need are plant called Sanjivani that grows only on the Himalyas..

Öncelikle pırasa, domates ve patates yetiştirmek istiyorum.

First I'll plant some leeks, tomatoes, potatoes, chervil.

yetiştirmek to grow

Bu bir... . boğazlı kazak yetiştirmek gibi.

This is like learning to grow a turtleneck.

yetiştirmek groom

O'Shea, ben, onu yetiştirilmesi oldum onu tımar.

O'Shea, I've been cultivating him, grooming him.