Turkish-English translations for yine:

again · still · anyway · yet · back · however · nevertheless · once again · also · over · other translations

yine again

Peki, yine bir, büyük, mutlu aile gibi görünüyor.

Well, it looks like we're one, big, happy family again.

Evet, hey, yine ben.

Yeah, hey, it's me again.

Bu gece yine yalnız olacağım.

I'll be alone again tonight.

Click to see more example sentences
yine still

Senin için zor olduğunu biliyorum, ama benim için de zor, ve yine de gitmeliyiz.

I know it's hard for you, but it's hard for me too, and we still have to go.

Ama yine de, yani

But still, I mean

Evet ama yine de ona güveniyorum.

Yes. But I still trust her.

Click to see more example sentences
yine anyway

Ama sonra bir şey oldu. İmkansız olduğunu biliyordum ama yine de oldu.

And then something happened, something that I knew was impossible but it happened anyway.

Ama yine de buraya geldin.

But you came here anyway.

Ama bunu yine de yaptı.

But he did it anyway.

Click to see more example sentences
yine yet

Ailemle ortak hiçbir şeyim yok ve onlar yine de benim ailem. Bu harika bir şey.

I have absolutely nothing in common with my family and yet they are my family, which is great.

Yine de iyi hissediyorum.

And yet I feel good.

Yine de bu ülkeyi senden iyi biliyorum.

Yet already I know this country better than you.

Click to see more example sentences
yine back

Yarın yine gel lütfen.

Please come back tomorrow.

İki gün sonra yine gel.

Come back in two days.

Ama kız yine geldi.

But she did come back.

Click to see more example sentences
yine however

Yine de, daha iyi hissediyorum, yani bunun için ben birer içki daha alacağım.

However, I do feel better, so for that, I I'll get us another drink.

Yine de o bir insandı ve öldü.

However, he is a man, and he died.

Yine de burası hala benim evim

This is still my home, however

Click to see more example sentences
yine nevertheless

Yine de, bugün senin için bir fırsat olacak.

Nevertheless, today will be an opportunity for you.

Belki o kadar çok değil ama yine de onlarda bir iz bırakmıştı.

Not much, perhaps but nevertheless a trace she had left

Küçük bir konu, ama yine de hesabına eklendi.

A small matter, but added to your account nevertheless.

Click to see more example sentences
yine once again

Daha önce bir kere yaptım ve yine yaparım.

I have done it once and I'll do it again

Ve ondan da önce, birkaç hafta oluyor, yine Sör John.

And once before that, some weeks ago, again, Sir John.

Bir kez karşılaştık. Belki yine karşılaşırız.

We met once, perhaps we'll meet again.

Click to see more example sentences
yine also

Yine de özel bir şey değil.

But it's also nothing special.

Ama yine de bu oluyor.

But it's also happeninG.

Çünkü baban bir pislik, ama yine de haklı.

'Cause your dad's a jerk, but he's also right.

Click to see more example sentences
yine over

Sonra bir şey oldu ve ben başladım ama sonra yine "olmaz" dedim ve durdum.

Something took over and I started, but then I felt the "no" again and I stopped.

Ama yine de sen beni ona teslim ediyorsun?

But you're still going to hand me over to him?

Hepsi yine bitti.

All over again.

Click to see more example sentences