Turkish-English translations for yoksa:

or · else · otherwise · except · or else · other translations

yoksa or

Bu bir adam yoksa başka bir şey mi?

Is that a man in there or something?

Sen mi bir şey söyledin yoksa ben mi?

Did you say something or did I?

Hayat her zaman bu kadar zor, yoksa sadece çocukken mi?

Is life always this hard, or is it just when you're a kid?

Click to see more example sentences
yoksa else

Ama ona yardım etmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.

But there's nothing else I can do to help him.

Yani yapacak başka bir şeyimiz yok değil mi?

I mean, we don't have anything else to do, right?

Hayır efendim, bir şey yok.

No, sir, nothing else.

Click to see more example sentences
yoksa otherwise

Şimdi biraz dinlen, yoksa yarın bir kabus yaşarsın, tamam mı?

Now get some rest, otherwise you'll be a nightmare tomorrow, OK?

Yoksa sana yardım edemem.

Otherwise I can't help you.

Yoksa, bütün gün, her gün, buraya çikolata almaya gelirim.

Otherwise, I will be here, all day, every day, buying chocolates.

Click to see more example sentences
yoksa except

Ayrıca bir de beni seven güzel bir karım ve harika bir. .annem yok.

Except you have a beautiful wife and a mother who loves you I just have me.

Burada bizden başka kimse yok.

There's nobody here except us.

Sen, ben ve Leydi Mary dışında bu evde bunu bilen kimse yok.

There's no-one in this house knows, except you, me and Lady Mary.

Click to see more example sentences
yoksa or else

Burada yalnız yaşıyorsun, yoksa başka birileri de var mı?

So, do you live here alone, or is there someone else here?

Yoksa başka bir şey mi istersin?

or do you want something else?

Yoksa o başka biri miydi?

Or was that someone else?

Click to see more example sentences