Turkish-English translations for yorucu:

exhaustive, exhausting · tiring, tired · long · tiresome · strenuous · hard · trying · fatiguing · grueling · weary · tedious · other translations

yorucu exhaustive, exhausting

Şimdi, bu benim için çok yorucu olacak ve senin için çok daha rahatsız edici olacak.

Now, that's gonna be very exhausting for me, and it's gonna be a damn sight more uncomfortable for you.

Ve ayrıca şu kavga da, benim için fazla yorucu.

And also the fighting is a bit exhausting to me.

Herkes için yorucu.

Exhausting for everyone.

Click to see more example sentences
yorucu tiring, tired

Teşekkür ederim ama bu uzun yolculuk.. .. .. beni gerçekten çok yordu.

Thank you, but this long journey.. .. .. I was very tired indeed.

Şu adam yorulmuş görünüyor, al onu.

That man seems tired. Take him.

Oh bebeğim yorulmuş mu?

Oh is my baby tired?

Click to see more example sentences
yorucu long

Bildiğiniz gibi bu hepimiz için çok uzun ve çok yorucu bir gün oldu.

As you know, it's been a very long and a very trying day for us all.

Ah bebeğim. Yorucu bir gece oldu!

Oh, baby, it's been a long night.

Sadece yorucu bir geceydi, hepsi bu.

It's just a long night. That's all.

Click to see more example sentences
yorucu tiresome

Bu gerçekten yorucu olmaya başladı." diye düşündüm.

I thought, "This is getting really tiresome.

Uzun ve yorucu bir gece geçirdim.

I've had a long, tiresome night.

Lillian, bu tehditler, bu sürekli tehditlerin yorucu olmaya başladı.

Lillian, these threats, these constant threats of yours are tiresome.

Click to see more example sentences
yorucu strenuous

O zamana kadar en iyisi yorucu durumlardan uzak durman.

Until then, it's best to avoid strenuous situations.

Senin için yorucu bir gün. Evet.

Been a strenuous day for you.

Çok yorucu bir şey değil!

It's nothing too strenuous!

Click to see more example sentences
yorucu hard

Baba, uzun ve yorucu bir gün oldu.

But, Dad, it was a long, hard day.

Bu gün neden bu kadar yorucu?

Oh! Why is it so hard today?

Tanrım! Ne yorucu bir gün.

God, what so hard day.

Click to see more example sentences
yorucu trying

Bildiğiniz gibi bu hepimiz için çok uzun ve çok yorucu bir gün oldu.

As you know, it's been a very long and a very trying day for us all.

Dinleyin, çok uzun ve yorucu bir gün geçirdim.

Listen, I have had a long and trying day.

Yorucu bir gün oldu.

It's been a trying day.

Click to see more example sentences
yorucu fatiguing

Çok yorucu bir gece oldu.

It's been a fatiguing night.

Bugün yorucu bir gündü.

It's been a fatiguing day.

Küçük hanım biraz yorulmuş.

The lady's a little fatigued.

yorucu grueling

bu hafta altı yorucu ve çekişmeli maçtan sonra

After six grueling and closely contested matches this week

Önümüzdeki yorucu yıl için sınıf öğretmeniniz ben olacağım.

For the next grueling year, I'll be your homeroom teacher.

Yorucu bir günün sonu daha.

The end of another grueling day.

yorucu weary

Biz yorulmuş avcılarız.

We're weary trappers.

yorucu tedious

Evet, ne yorucu davalar ne sonu gelmez tartışmalar, Sadece kılıçlar, ve hançerler

Yeah, no tedious lawsuits and endless debates, just swords, daggers