Turkish-English translations for yukarıya:

upstairs · up · above · upwards, upward · top · uphill · overhead · aloft · other translations

yukarıya upstairs

Dışarıda beni isteyen bir adam var ve ben onunla olamıyorum çünkü yukarıda bana ihtiyacı olan bir adam var.

There's a man out there who wants me. and I'm not with him because there's a man upstairs who needs me.

Tamam, hadi yukarı çıkalım.

Okay, let's go upstairs.

Dinleyin! Ben yukarı çıkıyorum.

Listen, I'm going upstairs.

Click to see more example sentences
yukarıya up

Galiba burada yukarıda bir şey var.

I think there's something up here.

Dinle, ben şu anda yukarı çıkacağım.

Listen. I'm going up there now.

Bir şey, birisi var yukarıda.

Something, somebody is up there.

Click to see more example sentences
yukarıya above

Bayanlar ve baylar, gelin ve Paris'i yukarıdan görün! Harika bir deneyim!

Ladies and gentlemen, Come and saw Paris from above A great experience

Bayanlar ve baylar! Gelip Paris'i bir de yukarıdan görün.

Ladies and gentlemen, come see Paris from above.

Yukarıda başka biri daha var ve o benim düşmanım.

There's one above you, too... .and he's my enemy.

Click to see more example sentences
yukarıya upwards, upward

İleri ve yukarı, Baba.

Onward and upward Dad.

İleri ve yukarı, dostum.

Onward and upward, my friend.

Her gece yukarıya bükülüyor.

It bends upwards every night.

Click to see more example sentences
yukarıya top

Dinleyin, Yukarıda bir bayan var kırmızı saçlı, mavi elbiseli.

Listen, there's a lady up top red hair, blue dress.

Yukarıda neler oluyor, evlat?

What's happening up top, kid?

Bu, en yukarıdan geliyor.

It comes from the top.

Click to see more example sentences
yukarıya uphill

Bayım, ben yokuş yukarı gidiyordum, siz ise yokuş aşağı!

Mister, I was going uphill and you were going downhill!

Nasıl içiyorsun o suyu öyle yokuş yukarı?

How do you drink that water uphill?

Yokuş yukarı saldıracağız, efendim.

We'll be attacking uphill, sir.

Click to see more example sentences
yukarıya overhead

Güneş, dikey olarak yukarıda bulunabilir.

The sun can be vertically overhead.

yukarıya aloft

Sen, delikanlı, yukarı çık.

You there, lad, go aloft.