zalim

Ama ben çok aptalca ve zalimce bir şey yaptım.

But I was I did something very silly and very cruel.

Hayat çok zalim ve bizi de öyle yapıyor.

Life is hard and makes us that way.

Şey, bu bir oyun Biraz zalimce, değil mi?

Well, it's a game A bit cruel, isn't it?

Bu senin için çok zalim bir ceza, anne.

This is too cruel a punishment for you, Mother.

Zayıf kalpli bir kadını tedavi etmek için zalim bir yol.

It's a cruel way to treat a woman with a weak heart.

Beş yıl önce zalim ve kalpsiz bir dük tarafından talan edildi.

Five years ago it was destroyed by a cruel and heartless duke.

Neden herkes bu kadar zalim?

Why is everybody so cruel?

Bir tane küçük bacım var efendim ve çok zalim olabiliyor.

I have a little sister, sir, and she can be very cruel.

Bu çok zalim, zalim bir dünya.

It's a cruel, cruel world

Ben bile bu kadar zalimce bir şey yapmadım hiç.

Even I have never done anything so cruel.