Turkish-English translations for zaten:

already · anyway · even · actually · anyhow · in fact · indeed · essential · other translations

zaten already

Teşekkür ederim, çok iyisin ama benim zaten bir babam var.

Thank you. That's very nice of you, but I already have a father.

Sana zaten her şeyi söyledim.

I've already told you Everything.

Benim için her şey zaten ne kadar zor bilmiyorsun.

You don't know how hard things are already for me.

Click to see more example sentences
zaten anyway

Hayır, zaten bu senin gibi zeki bir kız için iyi değildi.

No, this is no good for a smart girl like you, anyway.

Zaten bu bir fikir.

That's the idea, anyway.

iyi, zaten harika bir şey değildi. teşekkürler.

Fine. It wasn't that great anyway. Thanks.

Click to see more example sentences
zaten even

Bu benim sorunum bile değil zaten, senin sorunun.

This isn't even my problem, it's your problem.

Ama eminim sen bunu zaten göreve başlamadan önce biliyordun değil mi?

But I'm sure you knew that before the mission even started, right?

Bu doğru olsa bile Zaten doğru.

Even if that's true it is.

Click to see more example sentences
zaten actually

Evet, evet, zaten o yüzden geldim.

Yeah, yeah, that's actually why I'm here.

Aslında, zaten bir kız arkadaşım var.

Actually, I got a girlfriend already.

Aslında, onu zaten tanıyorsun.

Actually, you already know him.

Click to see more example sentences
zaten anyhow

Bu, gerçekten hiç sağlıklı değil ve sen de iyi değilsin zaten.

It's really not healthy, and you're not well anyhow.

Burada yapacak başka bir şey yok zaten.

Nothing else to do around here anyhow.

Bu zaten bir yalan.

It's just a lie anyhow.

Click to see more example sentences
zaten in fact

Hatta, sorun da bu zaten.

In fact, that's the problem.

Aslında biz zaten tanışmıştık.

In fact, we've already met.

Aslında, onun başı zaten dertte.

In fact, she's already in trouble.

zaten indeed

Gerçekten çok etkileyici ama benim uşağım var zaten.

Very impressive indeed. But I already have a man-servant.

zaten essential

Temelde, ben artık zaten ölüyüm.

Essentially, I'm already dead.