zayıf

Kocam zayıf bir insan. Bencil ve korkak da ve bu yaptığı şey için onu asla affetmeyeceğim.

My husband is weak and selfish and a coward, and I will never forgive him for this.

Her silahın değişik gücü vardır; zayıf ve kuvvetli, hafif ve ağır hafif ve ağır,

Every weapon has a different power long and short weak and strong light and heavy

İçimde küçük zayıf bir çocuk var. Ve o çocuk ne diyor biliyor musun?

There's a little skinny guy inside of me and you know what that guy's saying?

Uzun ve kısa. Zayıf ve güçlü.

long and short weak and strong

Ama zayıf ve aptal, ve de bu hayat memat meselesi.

But he's weak and he's stupid, and this is life and death.

Bilmiyorum, belki de zayıf bir noktası vardır.

I don't know, maybe there's a weak point.

Russell, ne kadar zayıf olduğunu biliyorum. O yüzden ona ne söylediğini söyle.

Russell, I know how weak you are, so just tell me what you told him.

Zayıf noktamı buldun, kriptonit gibi bana karşı kullandın ama bu bir daha asla olmayacak.

You found my weakness, used it against me like kryptonite, but that's never gonna happen again.

Ama sen zayıf değilsin, değil mi?

But you're not weak, are you?

Çok güzel gözleri olan zayıf bir adam. Gerçekten çok yakışıklı!

A small man, with such beautiful eyes, really handsome!