zevkti

Sizinle yapmak bir zevkti, ama ben artık gidiyorum.

It's been a pleasure doing business with you, but I'm leaving.

Teşekkürler, Yarbay ve son bir şey daha bu bir zevkti.

Thank you, colonel, and one last thing, it's been a pleasure.

Seninle yapmak bir zevkti.

A pleasure doing business with you.

İçki için teşekkürler Benim için zevkti

Thanks for the drink. My pleasure.

Seninle yapmak bir zevkti kardeşim.

Pleasure doing business with you, brother.

Sizinle yapmak büyük bir zevkti.

What a pleasure doing business with you

Sizinle yapmak büyük zevkti, Bay Morgan.

It's a pleasure doing business with you, Mr Morgan.

Sizinle yapmak her zamanki gibi zevkti çocuklar.

Pleasure doing business with you boys, as always.

Sizinle tanışmak bir zevkti Sayın Başkan, Bayan Walker.

It was a pleasure meeting you, Mr. President, Mrs. Walker.

Benim için zevkti Maggie, gerçekten ama seçme şansım yoktu, öyle değil mi?

It's my pleasure, Maggie, really, but I didn't have a choice, did I?