zorladık

Evet demek istediğim onu arabaya girmeye zorladık, ama bu sadece o çok güçlü olduğu için..

Yeah, I mean, we forced him into the car, but that's just 'cause he's, like, really, really strong.

Çünkü onu biz zorladık!

Because we forced him.

Ve biz onu zorladık.

And we pushed her.

Biz onu hep sessiz olmaya zorladık.

We always forced him to be quiet.

Baba, ona çok kötü davrandık ve onu sürgüne zorladık.

Father, we treated him bad! and force him into exile

Şimdi aşırı zorladık.

Now we're overextended.