çözer

Bazı şifre çözücü paketler yükleyeceğim.

Ich werde einige Entschlüsselungspakete hochladen.

Hepimizin problemleri var çözümsüz problemleri.

Wir alle haben Probleme. Unlösbare Probleme.

Tartışma çözüldü, kriz önlendi.

Konflikt gelöst, Krise abgewandt.

Bu makine sorunları çözmez.

Diese Maschine löst keine Probleme.

İki çözülmemiş cinayet daha.

Zwei weitere ungeklärte Morde.

Somurtmak her şeyi çözer.

Schmollen wird alles lösen.

Hayır, gizem çözüldü.

Nein, Geheimnis gelüftet.

Çözülmemiş ödip kompleksi olabilir.

Oder ein ungelöster ödipaler Konflikt.

ÇÖZÜLMESİ GEREKEN BİR SORUNDUR.

FRÜHER ODER SPÅTER LÖSEN MÜSSEN.

Her şeyi çözer bu, değil mi?

Damit ist alles geklärt, oder.