çığlık

Ama sonra çığlıklar ve silah sesleri duyduk.

Aber dann hörten wir Schreie Schüsse.

Çığlık yok, kusmuk yok. Masaların altına yapışmış sümük yok.

Kein Geschrei, kein Gekotze, keine Popel unterm Tisch.

Balonlar, limuzinler, çığlık atan hayranlar.

Luftballons, Limousinen, kreischende Fans.

Bir çığlık duyduk, sen de duydun mu?

Wir haben einen Schrei gehört, Sie auch?

Sanırım ben çığlık atacağım.

Ich glaube, ich werde schreien.

Sanki bir çığlık duydum.

Ich habe einen Schrei gehört.

Çığlık atmak istiyorum.

Ich möchte schreien.

Hadi, bana bir çığlık at.

Komm, schrei für mich.

Dördünüz tekinsiz bir çığlık işitiyorsunuz.

Ihr vier vernehmt einen unheilvollen Schrei.

Şimdi sen de çığlık atabilirsin.

Jetzt können Sie auch schreien.