Turkish-German translations for çaresiz:

verzweifelt · hilflos · arm · unheilbar · wehrlos · ratlos · other translations

çaresiz verzweifelt

Çaresiz bir adamın son çırpınışları.

Letztes Keuchen eines verzweifelten Mannes.

Sahibi çaresiz durumdadır.

Eigentümer ist verzweifelt.

Stephen, lütfen. O, çaresiz durumda.

Stephen bitte, er ist verzweifelt!

Click to see more example sentences
çaresiz hilflos

Çaresiz bir oyuncak!

Ein hilfloses Spielzeug.

Yani ben o kadar çaresiz ve savunmasız mıyım?

Sie meinen, ich bin so hilflos und wehrlos?

Fakat o kadar çaresiz ki.

Aber er ist doch so hilflos.

Click to see more example sentences
çaresiz arm

Zavallı Aksel hala yoğun bakımda çaresiz bir şekilde yatıyor.

Der arme Aksel liegt hilflos auf der Intensivstation.

Zavallı Private, o canavarın karnında yalnız ve çaresiz.

Der arme Private. Allein! Hilflos im Bauch dieser Bestie.

Zavallı çaresiz Roma!

Armes, hilfloses Rom!

çaresiz unheilbar

..ama Alzheimer'in çaresi yok.

Aber Alzheimer ist unheilbar.

Çaresiz durumdaydı, değil mi?

Sie war unheilbar, nicht wahr?

çaresiz wehrlos

Yani ben o kadar çaresiz ve savunmasız mıyım?

Sie meinen, ich bin so hilflos und wehrlos?

Çaresiz, savunmasız bir adamı.

Einen hilflosen, wehrlosen Mann.

çaresiz ratlos

Ben polise gittim beyler. Başkomiserin yüzündeki çaresiz ifadeyi gördüm.

Ich habe den ratlosen Gesichtsausdruck des Kommissar gesehen, meine Herren.