çevreden

Gidince çevreye zararlı soğutucularımızı geride bırakabilir miyiz?

Können wir unsere umweltschädlichen Styropor-Kühler liegenlassen, wenn wir gehen?

Şimdi çevreyi gözeten polis olmak istiyorum.

Aber jetzt möchte ich Umweltpolizist werden.

Barry, yeni bir çevreye yaklaştığında, oranın her karışını gözetler misin?

Barry, wenn du eine neue Umgebung betrittst, inspizierst du dann jeden kleinen Fleck?

Kimi hayvanlar yeni çevrelere uyum sağlar.

Einige Tiere passen sich neuen Umgebungen an.

Belki daha az duvarlı bir çevreye ihtiyacın vardır.

Vielleicht brauchst du eine etwas angenehmere Umgebung.

Ağı bozmak adına, Romulanlar gemilerinin çevresinde bir tachyon işareti oluşturmuş olabilirler.

Durch die Netzunterbrechung legten die Romulaner eine Resttachyonsignatur um ihre Schiffe.

Cadı çevrelerinde dolaşan bir söylenti var.

In Hexenzirkeln geht ein Gerücht herum.

Psikoloji çevrelerinde bu senaryo için teknik bir terim var.

In der Psychologie gibt es dafür einen Fachausdruck.

Elektrik alanlarını ve doğal elektromanyetik çevreyi ölçüyor.

Es misst Gleichfelder und die natürliche elektromagnetische Umgebung.

Eğer evlenecekseniz, doğru bir çevreye girmeli ve doğru hatta ilerlemelisiniz.

Und wenn man es erheiraten will, muss man in den richtigen Kreisen verkehren.