Turkish-German translations for çocuk:

Kinder, Kind · Junge · sohn · Mädchen · Kid, Kids · tochter · Babysitter · Kinderbetreuer · other translations

çocuk Kinder, Kind

Tombul Çocuk Enerji İçeceğini Yudumlarken Alman Kurdu Tenis Topu Fırlatıcısını Çalıştırıyor.

Deutscher Schäfer aktiviert Tennisball-Kanone, "während fettes Kind Energydrink schlürft.

Hayır, ben çocuklar için masallar yazıyorum.

Ich schreibe Geschichten für Kinder.

Çocuklar elbette ki bir lütuf.

Kinder sind ein Segen, natürlich, aber

Click to see more example sentences
çocuk Junge

Neden bir çocuk evlat edinmek istiyorsunuz?

Wieso wollen Sie einen Jungen adoptieren?

Çocuğu çok az tanıyorum.

Ich kenne den Jungen kaum.

İyi bir çocuk musun değil misin?

Bist du ein guter Junge oder nicht?

Click to see more example sentences
çocuk sohn

Bizim için bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi.

Denn uns ist ein Kind geboren, ein Sohn ist uns gegeben.

Tutumsuz çocuk geri döndü.

Der verlohrene Sohn kehrt zurück.

Gerçekten. Bir çocuğun var ve bu senin için iyi bir şey.

Wirklich, du hast einen Sohn, und das ist gut für dich.

Click to see more example sentences
çocuk Mädchen

Bir çocuk. Bir kız.

Ein Kind ein Mädchen.

Ben küçük bir kız çocuğu değilim.

Ich bin kein kleines Mädchen, klar?

Sen harika bir çocuksun.

Du bist ein tolles Mädchen.

Click to see more example sentences
çocuk Kid, Kids

Kim kazanır "Çocuk Billy"mi," Beyaz Büyücü" mü?

Wer würde gewinnen, Billy the Kid oder der weiße Zauberer?

Hey, karateci çocuk.

Hey, Karate Kid.

Çocuklar oynar. Biz de bu rekabet saçmalığını unuturuz.

Die Kids spielen und wir lassen den ganzen Wettbewerbsquatsch.

Click to see more example sentences
çocuk tochter

Kızım bir çocuk değil.

Meine Tochter ist kein Kind.

Kızım daha küçük bir çocuk.

Meine Tochter ist ein Kind.

Belki de bende bu çocukluk işini becerememişimdir.

Nun, vielleicht bin ich mies in dieser Tochter-Sache.

Click to see more example sentences
çocuk Babysitter

Ama ben çocuk bakmıyorum.

Aber ich bin kein Babysitter.

Harry, bu çocuk bakıcısı.

Harry, das ist der Babysitter.

Bu çocuğun bakıcısı kim, Clell?

Wer ist sein Babysitter, Clell?

çocuk Kinderbetreuer

O mükemmel bir çocuk bakıcısıdır.

Er ist ein exzellenter Kinderbetreuer.