Turkish-German translations for öğretmek:

beibringen · lehren · unterrichten · other translations

öğretmek beibringen

Eğer onu bazen boşa çıkarabilirsen, ona İngilizce öğretmek isterim.

Wenn Sie ihn manchmal missen können, kann ich ihm Englisch beibringen.

Dur bir dakika! Belki onu da sen öğretmelisin.

Oh warte, vielleicht solltest du ihm das auch beibringen?

Sana öğretecek çok şeyim var.

Ich muss dir noch viel beibringen.

Click to see more example sentences
öğretmek lehren

Japon Üniversiteleri her şeyi öğretir.

Japanische Universitäten lehren alles.

O zaman bana öğretir misin?

Lehren Sie es mich dann?

Evet ama, bir yabancı için İspanyolca öğretmek onursuzluk değil mi?

Ja, aber ist es nicht würdelos für einen Ausländer, Spanisch zu lehren?

Click to see more example sentences
öğretmek unterrichten

Öğretmek büyük bir sorumluluk gerektirir.

Unterrichten ist eine riesige Verantwortung.

Sen öğretmek için doğmuşsun.

Du bist zum Unterrichten geboren.

Ama müzik benim kurtuluşum oldu öğretmek ve çalmak.

Aber die Musik ist meine Rettung. Unterrichten und spielen.