Turkish-German translations for önceden:

schon · vorher · zuvor · früher · davor · bisher · voraus · bereits · vorweg · vorab · other translations

önceden schon

Hayır, sana daha önce dediğim gibi.. Senin için başka planlarım var.

Wie ich schon gesagt habe, ich habe andere Pläne für dich.

Daha önce de dava edildiğimiz oldu.

Wir wurden früher schon verklagt.

Daha önce bir kızı öpmedin mi sen?

Hast du schon mal ein Mädchen geküsst?

Click to see more example sentences
önceden vorher

Ama önce size bir şey sormak istiyorum.

Aber vorher möchte ich Sie etwas fragen.

Ondan önce bilmen gereken bir şey var.

Vorher sollten Sie noch etwas wissen.

Toplantıdan önce yapmam gereken binlerce şey var.

Ich muss vorher noch tausend Dinge erledigen.

Click to see more example sentences
önceden zuvor

Bu adam hastane hademesi gibi giyinmiş ama onu daha önce hiç görmemiştim.

Dieser Kerl ist wie ein Pfleger angezogen, aber ich habe ihn zuvor noch nie gesehen.

DÖRT HAFTA ÖNCE

Vier Wochen zuvor.

Daha önce "biz" dedin.

Sie sagten zuvor "Wir".

Click to see more example sentences
önceden früher

Beş Yıl Önce İngiltere İskoçya Sınırı

Fünf Jahre früher, Englisch-Schottische Grenze.

Sizi daha önce bekliyorduk.

Wir haben Sie früher erwartet.

Bunu daha önce de yaptın, seni küçük sürtük.

Du hast das schon früher gemacht, du kleines Miststück.

Click to see more example sentences
önceden davor

Ama ondan önce düzgün bir evimiz vardı,

Davor hatten wir ein richtiges Zuhause,

Geçen hafta botanist olmak istiyordu, ondan önce de heykeltraş.

Letzte Woche wollte er Botaniker werden. Die Woche davor Bildhauer.

Ve bundan önce banyomda bir keseli sıçan buldum.

Und davor fand ich eine Beutelratte in meiner Badewanne.

Click to see more example sentences
önceden bisher

Ama daha önce hiçbir sonda olumlu sonuçla geri dönmemişti.

Aber Keine Sonde ist bisher Positiv Heingekehrt bis jetzt.

Daha önce pek sevmedim.

Ich habe kaum geliebt bisher.

Suits'de daha önce ıstediğim şey ise Pearson Specter'da çalışmak ve seni görmeye devam etmek.

Bisher bei Suits Ich möchte bei Pearson Specter arbeiten und dich weiterhin sehen.

Click to see more example sentences
önceden voraus

Bizden bir adım önde olabilir. Evet.

Sie könnte uns einen Schritt voraus sein.

Danny hep bir adım önde.

Immer einen Schritt voraus.

Ama o hep bizden bir adım önde.

Aber er ist uns einen Schritt voraus.

Click to see more example sentences
önceden bereits

Bu konuşmayı daha önce de yaptık.

Wir hatten dieses Gespräch bereits.

Daha önce de dediğim gibi

Wie ich bereits sagte

Daha önce de söyledim, ben hemşireyim.

Ich sagte es bereits, ich bin Krankenschwester.

Click to see more example sentences
önceden vorweg

Hayır, bu sadece ön şov.

Nein, das ist nur vorweg.

önceden vorab

Bu açık arttırmada satmadan önce nesneleri gösteriyorlar değil mi?

Diese Auktionen sie zeigen die Gegenstände vorab den Bietern, nicht wahr?