önderlik

Bir çocuk tarafından önderlik ediliyorlar.

Sie werden von einem Kind angeführt.

Bize önderlik edecek misin?

Wirst du uns anführen? Nein.

Sen bize önderlik edeceksin, biz de bu dünyayı ele geçireceğiz.

Du wirst uns anführen, wir werden diese Welt erobern.

Guangzhou isyanı için, Huang Xing önderlik edecek.

Huang Xing leitet den Aufstand in Guangzhou.

Yarın Kaptan Veneziano ile size kimyasal analizde önderlik edeceğim.

Ich leite die chemische Analyse morgen mit Captain Veneziano.

Sizlere önderlik etmek benim için bir onurdu!

Euch anzuführen, war mir immer eine Ehre.

Müslüman İslamcı Özgürleştirme Önderliği.

Die Moro Islamic Liberation Front.