Turkish-German translations for önemli:

wichtig · bedeutend · groß · entscheidend · relevant · ernsthaft · wesentlich · nennenswert · other translations

önemli wichtig

Senin için küçük bir görevim var. Küçük ama önemli bir görev.

Ich habe eine kleine Aufgabe für dich, eine kleine, aber wichtige Aufgabe.

Her şey önemli.

Alles ist wichtig.

Aile onun için önemli.

Familie ist wichtig für sie.

Click to see more example sentences
önemli bedeutend

Kulağa önemli geliyor ancak hiçbir anlamı yok.

Klingt wichtig, bedeutet aber rein gar nichts.

Ne olursa olsun, bu çok önemli ve ben bir parçasını istiyorum.

Was es auch ist, es ist bedeutend, und ich will mir ein Stück abschneiden.

Benim için çok önemli olan bir arkadaşım var.

Ich habe einen Freund, der bedeutet mir sehr viel.

Click to see more example sentences
önemli groß

Çok büyük bir bulmacanın çok önemsiz parçasını soruşturuyorsun.

Sie untersuchen ein sehr unbedeutendes Stück eines viel größeren Puzzles.

Burada önemli şeyler oluyor.

Hier passieren große Dinge.

Bu önemli bir şey, Booth.

Es ist eine große Sache, Booth.

Click to see more example sentences
önemli entscheidend

Kan akışı çok önemli bir bilişsel yetenektir.

Blutfluss ist entscheidend für kognitive Fertigkeiten.

Buna rağmen, bu yinede önemli olabilir.

Aber es könnte dennoch entscheidend sein.

Önemli olan şey onun Bayan Penrose ve Yargıç Brisson'u öldürmesi.

Entscheidend ist, dass er Lady Penrose und Richter Brisson ermordet hat.

Click to see more example sentences
önemli relevant

Ben Ferengiyim ve duygusal durumum çok önemli.

Ich bin Ferengi und mein Gefühlszustand ist sehr relevant.

Bu önemli bir faktör mü?

Ist das ein relevanter Faktor?

Niçin bu kadar önemli?

Wieso ist das relevant?

Click to see more example sentences
önemli ernsthaft

Efendim, önemli bir sorun var.

Sir, wir haben ein ernsthaftes Problem.

Bu önemli bir sorumluluk ve bugün gibi günlerde, ağır bir sorumluluk.

Es ist eine ernsthafte Verantwortung und an Tagen wie diesen, eine sehr Schwere.

Mike, cidden, bu önemsiz bir şey değil.

Mike, ernsthaft, das ist keine kleine Sache.

önemli wesentlich

Önemli"demek" bahsetmeye değer" demektir.

Wesentlich" bedeutet, der Erwähnung wert.

Sen bunun çok önemli bir parçasısın.

Du bist ein wesentlicher Teil davon.

Bu çok önemli değil.

Das ist nicht wesentlich.

önemli nennenswert

Şimdiye kadar önemli bir kaybımız yok.

Bis jetzt haben wir keine nennenswerten Verluste.