önemliyse

Senin için küçük bir görevim var. Küçük ama önemli bir görev.

Ich habe eine kleine Aufgabe für dich, eine kleine, aber wichtige Aufgabe.

Çok büyük bir bulmacanın çok önemsiz parçasını soruşturuyorsun.

Sie untersuchen ein sehr unbedeutendes Stück eines viel größeren Puzzles.

Sizinle tanışmak benim için çok önemli bir şey.

Sie kennenzulernen ist eine wirklich große Sache für mich.

Aslında senin için çok önemli bir var.

Eigentlich, habe ich eine wichtige Aufgabe für dich.

Size önemli bir şey söylemek istiyorum.

Ich möchte Ihnen etwas Wichtiges sagen.

Sana çok önemli bir şey söyleyebilir miyim? Ne?

Darf ich Ihnen etwas wirklich Wichtiges sagen?

Kariyerinin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Ich weiß, wie wichtig deine Karriere für dich ist.

Küçük ama önemli bir görev.

Eine kleine aber wichtige Aufgabe.

Size göstermek istediğim çok önemli bir şey var.

Ich möchte Ihnen etwas sehr Wichtiges zeigen.

Çok geçmeden bu tüylü sahtekarlar her yerde önemli pozisyonlara sızıyorlardı.

Diese fedrigen kleinen Gauner unterwanderten bald überall wichtige Positionen.