Turkish-German translations for özellikle:

besonders · vor allem · speziell · insbesondere · zumal · eigens · other translations

özellikle besonders

Neden özellikle benim için?

Warum besonders für mich?

Özellikle de tam şimdi, Ben Yusuf kıyılarımıza çıkmışken.

Besonders jetzt, da Ben Yussuf an unseren Küsten gelandet ist.

Özellikle de kar.

Besonders der Schnee.

Click to see more example sentences
özellikle vor allem

Bence evlilik, bir kadın için alçaltıcı özellikle benim gibi bir kadın için.

Die Ehe ist erniedrigend für eine Frau, vor allem für eine Frau wie mich.

Ama tüm büyülerin, özellikle de bu kadar güçlü olanların bir bedeli vardır.

Aber jeder Zauber, vor allem ein so mächtiger, hat seinen Preis.

Özellikle de böyle bir güzellik abidesinin kucağındayken.

Vor allem wenn sie an etwas so Reizendem hängt.

Click to see more example sentences
özellikle speziell

Bu çok özel bir fedakârlık Bir jest. Bu benim sözümün bir göstergesi.

Dieses spezielle Opfer ist eine Geste, ein Symbol meiner Hingabe.

Size özel sashimi yemeğimizi öneriyoruz

Wir haben spezielle Sashimi-Gerichte:

Önümüzdeki pazar Sevgililer Günü ve bir şanslı hasta çok özel bir kalp çikolata alacak:

Nächsten Sonntag ist Valentinstag und ein glücklicher Patient bekommt ein sehr spezielles Schokoherz

Click to see more example sentences
özellikle insbesondere

Özellikle de sınırlı hamonik fonksiyonlarda.

Insbesondere abhängige harmonische Funktionen.

Özellikle siz bir

Insbesondere, da Sie

Özellikle de bu düdüklü tenceredeyken.

Insbesondere in diesem Schnellkochtopf.

Click to see more example sentences
özellikle zumal

Sorun değil, özellikle de geçen hafta kovulmuşken.

Kein Problem, zumal ich letzte Woche gefeuert wurde.

Özellikle de Ted şimdi Victoria'yla birlikte ve içki içemiyorken.

Zumal Ted jetzt bei Victoria sitzt und nichts drinken kann.

Özellikle de dün gece param çalındıktan sonra.

Zumal mir letzte Nacht Geld gestohlen wurde.

özellikle eigens

Çok güzel bir şaraptır, özel olarak Vivar'dan getirildi.

Es ist ein guter Wein, eigens von Bivar hergebracht.

Bayan Jennings'in kızı ve kocası özellikle hazırlanıyor.

Mrs. Jennings Tochter reist eigens mit ihrem Gatten an.