Turkish-German translations for üzerine:

auf · an · über · darauf · darüber · r · other translations

üzerine auf

Yatak odasında olmalı. Yedek gözlüklerim benim yatak odamda, şifonyerimin üzerinde yarasa sinyalimin yanında.

Meine Ersatzbrille ist in meinem Schlafzimmer, auf meiner Kommode, neben meinem Batman-Zeichen.

Endar'ın, Jono üzerindeki hak iddiası Talarian geleneklerine dayanıyor.

Endars ganzer Anspruch auf Jono basiert auf talarianischem Brauch.

Richard Jaeckel ve Lee Marvin o tankın üzerinde Naziler gibi giyinmiş.

Richard Jaeckel und Lee Marvin auf einem Panzer, angezogen wie Nazis.

Click to see more example sentences
üzerine an

Çok gizli bir şey üzerinde çalışıyorlardı ama her şeyi götürdüler.

Sie haben an etwas sehr Geheimem gearbeitet, aber alles wurde abgezogen.

Aslında bir şeyler üzerinde çalışıyordum.

Ich habe sogar an etwas gearbeitet.

Belki de suç işlemeye yatkın Dobermanlar üzerinde pratik yapmıştır.

Vielleicht hat er sich an straffälligen Dobermännern ausgetobt.

Click to see more example sentences
üzerine über

Gazeteciyim ve bir yazı yazıyorum Johnny ve Spider Simpson Orchestra'sı üzerine.

Ich bin Journalist und schreibe einen Artikel über Johnny und das Spider Simpson Orchestra.

Az önce Ilchester sonra da Ellicott City'nin üzerinden geçtik. İniş noktamız Baltimore

Wir fliegen gerade über Ilchester, dann Ellicott City, in Richtung Landeziel Baltimore.

Diğeri de hayvanlara takılan dizginler ve kanallarda ve ağıllarda ölmeleri üzerine.

Der andere war über Kopfstützen in Rinderrutschen und über Tötungsstifte.

Click to see more example sentences
üzerine darauf

Üzerinde işinize yarabilecek parmak izleri var.

Allerdings keine verwertbaren Fingerabdrücke darauf.

Üzerinde Kiril harfleri vardı.

Darauf waren kyrillische Buchstaben.

Üzerinde demir oksit izleri buldum.

Ich fand Spuren von Eisenoxid darauf.

Click to see more example sentences
üzerine darüber

Bunun yerine tıp üniformamı da kullanabilirim belki üzerime bir de ceket giyiveririm.

Ich könnte einfach meine Sani-Uniform nutzen, vielleicht eine Anzugsjacke darüber ziehen?

İkimiz de bunun üzerine yazılar yazdık.

Wir haben beide Abhandlungen darüber verfasst.

Bunun üzerine konuşmak istiyorum.

Darüber möchte ich sprechen.

Click to see more example sentences
üzerine r

S.T.A.R. Laboratuvarları tedavi üzerinde çalışıyor.

S.T.A.R. Labs arbeitet an einem Heilmittel.