Turkish-German translations for şehir:

Städte, Stadt · City · Innenstadt · Stadtzentrum · Großstadt · Ort · other translations

şehir Städte, Stadt

Bu şehri hayal kırıklığına uğrattın!

Sie haben diese Stadt enttäuscht!

Enerji yok, şehir yok!

Ohne Energie, keine Stadt!

Bu şehirde bir sürü Rus var.

Viele Russen in dieser Stadt.

Click to see more example sentences
şehir City

Fiş Şehri'ni İnşa Ettik

Wir bauten Chip-City

Bu sene ünlü Broadway müzikali, Elektro-Şehir'i canlandıracağız.

Dieses Jahr präsentieren wir den Super-Broadway-Hit Electro-City!

Kısacası, New York Şehri için harika bir gün. Sorular?

In Kürze, ein großartiger Tag für New York City.

Click to see more example sentences
şehir Innenstadt

Şehir merkezinde gizli bir mekânları var.

Sie haben ein Geheimversteck in der Innenstadt.

Gelecek hafta vali onları şehir merkezindeki bazı tesislere yollayacak.

Nächste Woche lässt sie der Gouverneur im Innenstadt-Revier herumschnüffeln.

Şehir merkezine bir yere.

Irgendwo in die Innenstadt.

Click to see more example sentences
şehir Stadtzentrum

Hobbes ve ben şehre doğru yol alıyoruz.

Hobbes und ich fahren Richtung Stadtzentrum.

Şehir merkezindeki St. Rose.

Das St. Rose im Stadtzentrum.

Onu serbest bırakın, şehrin ortasında.

Lass sie frei, mitten im Stadtzentrum.

Click to see more example sentences
şehir Großstadt

Bu tür bir iğneleme büyük şehirde işe yarayabilir Patrick ama şu an burada, kovboy kasabasındasın.

Diese Art von Sarkasmus funktioniert in einer Großstadt Patrick, aber du bist jetzt hier im Cowboy-Land.

Kırsal bölgede yaşayanlarınsa büyük şehirlerden uzak durmaları emredildi.

Die ländliche Bevölkerung soll die Nähe sämtlicher Großstädte meiden.

Büyük bir şehirde?

In der Großstadt?

Click to see more example sentences
şehir Ort

Yeni yerler, yeni şehirler

Neue Orte, neue Städte

Holly Tree, bu bir şehir mi, ya da yer mi, ya?

"Holly Tree", ist das eine Stadt, ein Ort oder?

Evet ama Londra büyük bir şehir.

Ja, aber London ist ein großer Ort.

Click to see more example sentences