Birikmiş

Kötü adamlarla işleri birikmiş galiba.

Ich schätze, Arbeitsrückstand bei bösen Jungs.

Orada bir sürü top birikmiş olmalı.

Muss eine enorme Baseballsammlung sein.

Kavanozda biriken parayla ve kulübenin içinde senin için de küçük bir süpriz var.

Aus der FIuchkasse. Und innen drin ist eine kleine Überraschung für dich.

Birikmiş ne kadar paran var?

Wieviel Geld hast du beiseitegelegt?

Her şey uyluklarda birikmiş. Tamam.

Alles sitzt in den Oberschenkeln.

Kate, Silky, ben ve Küçük Sue'nun biriktirdiği

Mit Kates, Silkys, meinem und Little Sues Geld.

Birkaç günlük biriken kanıttan sonra Artık gösteri zamanıydı.

Nach mehreren Tagen der Beweisaufnahme war Vorstellungsbeginn.

Harry Reynard hayatı boyunca biriktirdiği parayı kaybetti.

Harry Reynard hat all seine Ersparnisse verloren.

Atılgan, birikmiş baryon partiküllerini temizlemek için, rutin bir prosedüre tabi tutulacağı Remmler Dizisi'ne kenetlendi.

Die Enterprise dockt an die Remmler-Station an, wo routinemäßig angesammelte Baryonpartikel eliminiert werden.

Bir yere biriken sulara "deniz" dedi Tanrı.

Er nannte das zusammengeflossene Wasser "Meer".