Ee

Ee, bu adam bir melez.

Dieser Typ ist ein Dunpeal!

Ee, biradial mengenen kaymış.

Ihre biradiale Klemme ist verschoben.

Ee, her şey yolunda mı?

I-ist alles in Ordnung?

Ee, büyük gece ne zaman?

Wann ist der große Abend?

Wendy'nin işindeki ortaklıkla ilgili yazılar. Ee?

Der Gesellschaftsvertrag für Wendys Geschäft.

Ee Sean Walker gerçekten o kızı öldürdü demek?

Also Sean Walker hat das Mädchen also wirklich umgebracht?

Ee kapatma düğmesi nerede?

Alsowo ist der Ausschalter?

Ee, küçük Hermes, bir beyin ameliyatı izlemeye hazır mısın?

Also, kleiner Hermes, bist du bereit, einer Gehirnoperation zuzuschauen?

Ee? Yargıcın odasındaki bir görüşme tarzında değildi.

Das war kein inoffizieIIes Gespräch, das war ein überfall!

Ee bu yeni kız arkadaşın mı?

Also Ist das Deine neue Freundin?