Ekmekle

Bir keresinde onu parmaklıkların arkasında, bir küp su ve kuru bir ekmekle resmetmişti.

Er malte sie hinter Gittern mit einer Brotrinde und einem Krug Wasser.

Ekmekle biraz artan yemek bir de bıçak var.

Hier ist Brot, ein paar Reste und ein Messer.

Ekmekle patates kızartması, ödülüm bu mu?

Brot und Pommes, das ist die Belohnung?

Ekmekle margarin de aynı durumda.

Brot und Margarine ebenfalls.