Günün

Üç günde üç erkek kardeş!

Drei Brüder in drei Tagen.

Max belki bir gün senin gibi biri bu Salmonella imalathanesine gelir ve bizi kurtarır.

Weißt du, Max, vielleicht wird eines Tages jemand wie du in diese Salmonellen-Fabrik kommen und uns retten.

Son günlerde herhangi birini öldürdün mü?

In letzter Zeit jemanden getötet?

Üç gün içinde tatil başlayacak.

In drei Tagen sind Ferien.

Dört veya en fazla beş gün sonra dönerim.

Ich bin in höchstens vier, fünf Tagen zurück.

Üç günde piyano çalmayı öğrendim.

Ich lernte in drei Tagen Klavierspielen.

Senin için çok yoğun bir gün olacak Olivia.

Sie werden heute sehr beschäftigt sein, Olivia.

Her perşembe günü buradayım.

Ich bin jeden Donnerstag hier.

Yani altı gün sonra Sardinya'da olacaksınız, John.

In sechs Tagen werdet ihr dann in Sardinien sein.

Perşembe günü, köprünün altında.

Donnerstag, unter der Brücke.