Helene

Sana yalan söyledim Helene.

Ich habe gelogen, Helene.

Helene de onu seviyor.

Helene liebt sie auch.

Sen de aynen Helene gibi cinayet işlemiş oldun.

Sie haben ebenso einen Mord begangen wie Helene.

Helene ve Ray, Peynir'in parasını Haziran ayında yürütmüştü, değil mi?

Helene und Ray haben Cheese im Juni das Geld abgenommen, richtig?

Helene, eskiden Scott Flaherty ile çıkardın, değil mi?

Helene, du bist doch mal mit Scott Flaherty gegangen, oder?

Helene, bir misafirimiz var.

Helene wir haben Besuch.

Ben Helene Hansson, doktor Phillippsen ile görüşmek istiyorum.

Helene Hansson. Ich möchte Dr. Phillipsen sprechen.

Helene'e bir defin belgesi verdiler.

Man übergab Helene eine Todesurkunde.

Helene kimseden nefret edemez.

Helene könnte niemanden hassen.

Helene. Bunlar Patrick Kenzie ve Angela Gennaro.

Helene, das ist Patrick Kenzie, Angela Gennaro.