Jake

Seni her zaman yanımıza alacaktık, Jake.

Wir hätten dich natürlich mitgenommen,Jake.

Jake, senin için müthiş bir sürprizim var.

Jake, ich habe eine tolle Überraschung für dich.

Güvenli bir yere ihtiyacım var, Jake.

Ich brauche einen sicheren Unterschlupf, Jake.

Jake seni görmek istiyor.

Jake will dich sehen.

Jake, Lütfen dikkatli ol.

Jake, bitte sei vorsichtig.

Jake, ceketimi orada bıraktım. cüzdan ceketin cebinde, adres de öyle.

Jake ich hab meine Jacke da gelassendie Brieftasche ist da drindie Adresse.

Beni duyabiliyor musun Jake?

Können Sie mich hören, Jake?

Tanıştığımıza memnun oldum Jake.

Schön, dich kennenzulernen, Jake.

Jake, buraya gel, lütfen.

Jake! Komm her, bitte.

Bu büyüklükteki bir komplo arkasında iz bırakır, Jake.

Eine Verschwörung dieser größer hinterlässt Fußspuren, Jake.