Kağıdın

Kağıtları öğütmeye devam edin!

Weiter schreddern, weiter schreddern.

Çok değerli bir kâğıt bıçağımı kaybettim.

Ich habe einen wertvollen Brieföffner verloren.

Kağıt taşı sarar, değil mi?

Papier umschließt Felsen, oder?

Size birkaç kağıt hilesi göstereceğim.

Ich zeige euch ein paar Kartentricks.

Bir kâğıt parçası.

Ein Stück Papier?

Kağıt ve ipler için iki peniyle

Für zwei Pence Papier genügt

Sütbeyaz kağıda, kalın puntolu, çifte kabartılmış.

Halbmattes Weiß. Fettgedruckt. Doppelt eingeprägt.

Ben asla kağıt saymadım.

Ich hab nie Karten gezählt.

Ellie'nin ara sınav kağıdı burada mı?

Haben wir Ellies Zwischenprüfung hier?

Bir kağıt öğütücü buldular.

Sie haben einen Schredder gefunden.