Kaide

Uyuyan üç el kaide elemanını siz kaybettiniz.

Sie haben drei Al-Qaida Schläfer verloren.

Burada ise Saray Kaideleri var.

Aber hier herrscht Hofdienst.

El-Kaide'li bir komutan.

Ein al-Qaida Befehlshaber.

Mısır doğumlu El Kaide üyesi, Cakarta'da yaşıyor.

Ein in typten geborener Al-Qaida, wohnhaft in Jakarta.

El-Kaide'nin düşük seviyeli bir finansörü.

Ein eher unbedeutender Geldgeber der Al-Qaeda.

O uyuşturucular El-Kaide yöneticilerinden Kasim Tariq'a ait.

Diese Drogen gehören Kasim Tariq, Al Qaidas Finanzchef.

Sen El Kaide üyesisin.

Du gehörst Al-Qaida an.

Ne yazık ki, evet, bazen bir El-Kaide hedefini öldürmek, sivillerin ölmesinden daha önemli olabiliyor.

Leider ja, manchmal überwiegt der Wert der Tötung eines Al-Kaida-Ziels, das Töten von Zivilisten.

Harry, eğer Darshavin şef sorgulayıcıysa, Rusya'daki muhalifleri, Çeçen teröristleri, El Kaide şüphelilerini sorgulamıştır.

Harry, wenn Darshavin leitender Vernehmungsoffizier ist, hätte er russische Dissidenten vernommen, tschetschenische Terroristen, Al-Qaida-Verdächtige.

En çok konuştuğu ise Solsa Dudaev. El-Kaide'nin desteklediği Çeçen Şehitleri Birliği'nin lideri.

Vor allem mit Solsa Dudaev, dem von EI-Kaida finanzierten Anführer der tschetschenischen Märtyrerbrigade.