Konuşacak

Gerçek bir bilim adamı gibi konuştun.

Gesprochen, wie ein echter Wissenschaftler.

Daha çok yasadışı ilaçlara el konmuş ve uyuşturucu tacirleri tutuklanmıştır.

Wir haben mehr illegale Drogen beschlagnahmt, mehr Drogenstraftäter verhaftet.

Gerçek bir Furyalı gibi konuştun.

Gesprochen wie ein wahrer Furyaner.

Bugün bir uçak geldi, bütün yolcular Almanca konuştu.

Heute landete ein Flugzeug. Alle Insassen sprachen deutsch.

Konuş yoksa, yemin ederim ki şuracıkta boynunu kırıveririm.

Sprich oder ich schwöre bei Gott, ich brech dein Genick!

Onunla en son ne zaman konuştun?

Wann haben Sie ihn zuletzt gesprochen?

Siz ikiniz en son ne zaman konuştunuz?

Wann habt ihr beide euch zuletzt unterhalten?

Tam bir hayırsever gibi konuştun.

Gesprochen, wie ein wahrer Philanthrop.

Gerçek bir mafya elemanı gibi konuştun.

Gesprochen wie ein echter Mafioso.

Gerçek bir asi gibi konuştunuz.

Gesprochen wie ein wahrer Rebell.