Kulübün

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Bir şekilde onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Wir müssen ihn irgendwie in's Clubhaus bringen.

Hiç Pekin Jokey Kulübü'nü duydun mu?

Jemals vom Pekinger Jockeyclub gehört?

Bir kulüp açılışı uygun bir randevu mu?

Ist eine Cluberöffnung ein richtiges Date?

Kulübün bir üyesi değil.

Sie ist kein Mitglied.

Pancho'nun Mutlu Popo Binicilik Kulübü.

Panchos Reitclub Fröhlicher Hintern.

Yeni bir golf kulübü alacağız.

Wir kaufen einen neuen Golfschläger.

Harika bir kulübe tuttum.

Wir haben eine tolle Hütte.

Bar, striptiz kulübü, hiçbir şey yok.

Keine Bars oder Stripclubs, nichts.

Gofret yiyen ödlekler için sağlık kulüpleri.

Fitnessclubs für Waffel essende Weicheier sind.