Ortağım

İkimizin ortak çok yanı var, Phil.

Wir beide haben viel gemeinsam, Phil.

Ah, tamam, ortak tuvaletler. Evet.

Ach ja, die gemischten Badezimmer.

Ortaklar öyle yapar, değil mi?

Das machen Partner, richtig?

Neden olmasın, ortak?

Warum nicht, Partner?

Çok yönlü ortaklaşa çıkarma ve gizli hava saldırılarının koreografisini hazırladım.

Ich habe mehrseitige amphibische Landungen und verdeckte Luftangriffe choreografiert!

Beni dinle ortak.

Hör zu, Partner.

Güzel şapka, ortak.

Toller Hut, Partner.

Şimdi ortak bir düşmanımız var, Paige.

Wir haben jetzt einen gemeinsamen Feind, Paige.

Görünüşe göre ortak bir isteğimiz var Robin Hood.

Es scheint, wir haben ein gemeinsames Anliegen, Robin Hood.

Çok fazla ortak noktamız var, Hector.

Wir haben viel gemeinsam, Hector.