Patty

Sevgili çocuksuz yeğenlerim Patty ve Selma'ya büyükbabamın saatini ve şu sözleri bırakıyorum

Meinen lieben, kinderlosen Nichten Patty and Selma vermache ich meine Standuhr, sowie diese Worte:

Evet, ama Patty'nin davası kötü ve bu tanık daha da kötü hale getirecek.

Nein, aber Patty's Beweislage ist schlecht, und dieser Zeuge macht sie noch schlechter.

Patty, işin dışında da bir hayatım var!

Patty, ich habe auch ein Leben außerhalb von hier.

Sana söylemek istediğim bir şey var Patty.

Ich muss Ihnen etwas sagen, Patty.

Başka bir seçeneğin var, Patty.

Es gibt noch eine Möglichkeit, Patty.

Büyük bir hata yapıyorsun, Patty.

Du machst einen grossen Fehler, Patty.

Üç hafta içinde Patty Ryan dördüncü bölgenin başkâtibi olacak.

In drei Wochen übernimmt Paddy Ryan als Bürovorsteher das vierte Revier.

Gel buraya Patty.

Komm her, Patty.

Sana bir sorum olacak Patty.

Ich muss Sie etwas fragen, Patty.

Patty Whittaker gayet açık fikirli biridir ben de gayet ikna edici.

Patty Whittaker ist sehr aufgeschlossen und ich bin sehr überzeugend.